Vali bey beraat eder; hemde alacaklı olarak beraat eder. Tekstil medeniyetini öne çıkaran, kişiliği kravatta arayan bir toplumda, vali beyler beraat ederler. Bin lira vererek aldığı takım elbisenin boyunu, on lira vererek kestirmeyen toplumlarda, vali beyler beraat ederler. Kimler beraat etmedi ki bu ülkede. Vatandaşına “gavat” diyenlerin mükafat aldığı ülkemizde, Öğretmenine saygısı olmayan bir vali neden beraat etmesin ki. Tecavüze uğrayan 13 yaşındaki çocuğun davasında; “onun rızasıyla oldu” müdafaası yaparak ceza almaktan kurtulanların olduğu bir ülkede; yada, cezasını yattıktan sonra mahalleye dönüşünde “geçmiş olsun, buyur bir çay içelim” ile karşılananların olduğu bir toplumda, vali bey neden beraat edemesin ki. Şiddeti kınadığından on dakika sonra yumruk yumruğa gelen milletin vekillerinin af edildiği, yeniden vekalet aldığı bir ülkede, Öğretmeni sınıfından kovan valiyi nasıl suçlayalım ki. Devletine vergi vermeyeni; “helal olsun, adam işi biliyor” diye taltif eden toplum değil miyiz biz. Devletinin varlığının senedi olan anayasasının ihlaline sesini çıkaramayan, aksine; alkış tutan bir toplum, sınıftan kovulan Öğretmen için bir valiyi mi af etmeyecek. “Bal tutan parmağını yalar” diyerek yaşamına yön veren ama; peteğin gittiğini göremeyen toplum, Öğretmenini çocuklarının önünde arı gibi zıbalayan valiye neden kızsın ki. Tarihini bilmeden, tarihini silmek isteyenlere alkış tutan; yaşadığı ülkenin nasıl kurulduğundan haberi olmayan, bin yıllık vesayetten kurtulamamış ama, özgür olduğuna inanan toplum değil miyiz biz. Kırk bin vatandaşının ölümüne sebep olan terör örgütüyle silah bırakmadan masaya oturarak devletine muhatap yapan millet, bir valiyi mi bağışlamayacak. Asmayalım da, besleyelim mi diyen; asılmaya yaşı tutmayanın yaşını büyüttürüp asanların yaptığı anayasayı ezici çoğunlukla kabul eden biz değil miyiz. Taziyede tekme atanı, İstiklal marşının yazarını musallada bırakanı, peygamberinin mezarını yok etmek isteyenin ölümüne matem tutanı kabul eden bir millet; valisini de, velisini de affeder. Hiç merak etmeyin. Vali bey sonunda alacaklı çıkarsa da sakın şaşırmayın. Daha dün ayakkabı kutularından çıkan paraları, faiziyle geriye ödemedik mi. Evet… Birey olamamış ama bir “eyyy” diye duyduğumuz sesin arkasından koşmak bize tarihten kalmış, genlerimize işlemiş bir mirastır. Unutur geçeriz üzerinden, affederiz, hemde yargılamadan. Çünkü yargılayacak cesaretten gerek hukuki, gerekse sivil olarak yoksunuz. Vali bey de kendisini affeder mi? Onu da vali bey bilir!





Sayın Sunguroğlu! Sözü benim kadar uzatmamışsınız. Az ve öz fakat güzel ve yerinde yazmışsınız. Teşekkür ederim.
Sağ olun hocam.
Vatandaş uzun yazılardan şikayet ediyor, kısa olsun diyor, köşe taşlarından bir kaç tane topladım.
Saygılar.