Hayatın İçinden

Başarılarınla övündüğün gibi başarısızlıklarına da sahip çıkacaksın.Suçlusun,hatalısın,kabullenemiyorsun.Sen veya senden biri ölmediği için diğer insanları anlamıyorsun,hepsi bu. Burada maksadım kimseyi ötekileştirmek değil aksine her zaman milli birlik ve beraberlik derim de bunu siz başlattığınız ve topluma yaydığınız için size bunları söylemek durumundayım. Acı hepimizin,bir olalım,dir olalım,kenetlenelim düşmanı sevindirmeyelim diyeceğiz de millet birbirine saldırmaktan sarılacak baba ocağı bulamıyor,Milleti hafife alarak ,küçük görerek hatta zayıf görerek sosyal iletişim ağını,milletin rahatlama reefleksini öldürüyor daha saldırgan hale getiriyorsun.Gücün her zaman olduğu gibi zayıfa yetiyor.

Demek ki sen Milli İradeyi zayıf ve yetersiz görüyorsun. İlk Seçimde gidiyorsun bayım.Şimdi orada Devletimizin başında dosta düşmana karşı kal.Yok eğer bilmediğimiz bir şey varsa açıkla senin omuz omuza yedi düvele karşı duralım.Zamanında söz verip te şimdi yapamadığın ancak Milletin menfaatine bir durum da varsa söyle o günahı da sahiplenelim.Yok ama hem koltukta kalayım,hemde Başkanlığı getireyim,400’ü verin mesele bitsin dersen biz yokuz.

 

İnsan günler geçtikçe daha iyi anlıyor, Yaşlanmaya doğru ilerlerken dost bilerek sürdürdüğün hayatı, gün gelir eski dostları arama gereği ile duymuyor insan. Ne oldu ? sorusuna bilmiyorum cevabı vermek boynumuzu büküyor. Altı üstü bir yayın organı kurduk. Zaten siyaset yaptığımız yeri de kişiliğimden dolayı kabul ediyorlardı. Biz devrimciliği başka yorumluyor,önce ekmek,emek,işçi diyorduk. İslam dinini ve ülkemizi çıkar ve menfaat uğruna kullanmıyor, hiç kimseyi hak etmediği yere taşımak için gayret göstermiyor, insanları sen ocu sen şucu sun diye ötekileştirmiyordum. Bunun için çok sevenimiz de oldu nefret edenimiz de. Gün geldi, eş dost akraba, kolu komşu kim varsa uzaklaşmaya başladı. tutmaya çabaladım,ısrarla hayır biz kaçmak istiyoruz dediler. Daha fazla ısrar etmenin,kimseyi yormanın anlamı da yoktu zaten. Belkide her şeyi güzel bir yaşanmışlık olarak tarihe,tarihi yargı sayfasına bırakmakta yarar vardı. Bizde bu vakitten sonra bu yaşam biçimini seçtik. Artık çay içerken,ekmek alırken bile daha dikkatli olacağım. Kocaeli’de iken ekmek aldığım bakkalcı gazetemizi okumuyorsa oradan ekmek almayacağım. İnsanlık gömleğim hariç bütün gayret ve çabalarımı yeni tanıdığım yabancı insanlarla değerlendireceğim. Kırgınlık yok. Yusuf kuyuya sonra da Mısıra… Herkes ne yaşayacağını nerede yaşayacağını kendi istedi.
Yıllar sonra bir daha görüşmesek te, arkamdan ne söyleyeceğinizi duyar gibiyim. Korkmayın ben de sizi artık sorgulamıyorum… Çünkü ben dünya malı için hiç bir zaman Allah demedim,kimseye yalan söylemedim,kimseyi kandırmadım,kimseyi küçük görmedim. Allah yaratmış dedim,tanışmak nasipmiş dedim gönlümüzde başımızın üstünde imanlar dahilinde ağırlamaya çalıştım. Konuyla alakalı son yazımdır….
BU PİSTİ ARTIK PAS GEÇİYORUM
  • Related Posts

    Birlikte ortaya çıkan ruh sağlığı ve madde kullanımı bozuklukları (Çift Bozukluk)

    Prof. Dr. İ.Hamit Hancı Merkezi Lizbon da olan Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı “EUDA” 21.05.2026 tarihinde mini bir rehber yayımlayarak, çift hastalığı (dual disorders/çift bozukluklar) olan kişiler için entegre/bütünleşik bakım ihtiyacını…

    NAZMİ TÜRKKOL AMSTERDAM’DA MAHALLE İLE HUKUK ARASINDA KÖPRÜ KURUYOR…

    Başlangıçta Türk toplumu ile arasına mesafe koyan Nazmi Türkkol, bugün Amsterdam Nieuw-West Belediyesi’nde hukuk ile vatandaş arasında bağ kurmaya yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Amsterdam Nieuw-West yönetiminde görev yapan Nazmi Türkkol,…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir