Yaklaşan yerel seçimler sonrası herkes safları sıklaştırmaya, adam adama markaja başladı. Dernekler, sivil toplum kuruluşları epeydir açılmıyordu. Duvarları örümcek bağlamış, çaydanlıklar kokmaya başlamıştı ki neyse ki yerel seçimler yetişti.
İlimiz konumu itibariyle çok göç alan bir şehir. Bende bu durumdan rahatsız olanlar kare sindeyim. Şehre memuriyet ve ticaret için gelenler işleri bittiğinde ya da emekli olduklarında şehre herhangi bir katkı sunmadan gidiyorlar. Tek kazanan kendileri oluyor. Örnek verecek olursak İzmit’in son müstakbel belediye başkanı. Şehre dışarıdan geldiği için şehirle uyum halinde olamadı. Halkla bütünleşemedi. Belki de buna sebep ittifaklar arasında bunalımda kalmasıydı, bilemeyiz. Kendisi CHP oylarıyla değil, AKP oylarıyla seçmişti. Adalet ve Kalkınma Partisi, kendi içinde Ankara’ya savaş açınca meclisi bırakmadı ama sandıkta kendi adayına oy kullanmadı. Dolayısıyla da CHP’nin nasılsa kazanamaz diye koydukları aday Sibel Gönül karşısında adını kazanan aday diye yazdırdı.
Ve yıllar geldi geçti. Bir mahalli seçimle daha İzmit karşı karşıya. AKP seçmeni ile yaptığımız görüşmelerde her ne olursa olsun, Ankara ile didişmenin bize beş yıl kaybetmemize sebep oldu, diyorlar. Hizmet alamayan mağdur bir ilçe olduklarını aktarıyorlar. Köylüsünden ve mahallelisine kadar her kesimin mağdur olduğunu, sorunları Tahir Başkanla halletiklerini aktarıyorlar.
Anlaşılan o ki, AKP seçmeni kendi içinde net bir öz eleştiri yapmış. Aktarıyorlar aktarmasına da Ankara’nın bundan bir ders çıkarıp çıkarmadığı net değil.Halil Güngör Dokuzlar’ın yönetiminde ki Ak Parti hata yapmak istemiyor. Ankara’dan isim önerisi gelirse yine karşı karşıya gelmek istemiyorlar. İşi sıkı tutup teşkilatın içinden gelen teşkilatçı bir isimle yola çıkmak istiyorlar. Ben halkın nabzını tutuyorum. Yakın temas kurduğum kanaat önderleri var. ÇOĞUYLA AYNI DÜŞÜNCEDEYİZ. İzmit’in ÖZ evladı, yiğit bir delikanlı ile yola çıkmak ve hedefe varmak istiyorlar.
Bende samimiyetle karşılıksız ve beklentisiz duygu ve düşüncelerimi aktardım. Ön seçim mi olur, üçlü kararname ile mi aday belirlenir, Ankara tek aday mı belirler bilemiyorum. Bildiğim şu, Erdoğan’a gönül bağı ile bağlanmış, parti kuruldu kurulalı hiç bir şahsi beklentisi olmayan dava erlerinin gönlünden geçen, şehrin yerli isimlerine önem ve değer verilmesi
Bu duygu ve düşüncelerle gurup başkanlığı döneminde CHP’ye kök söktüren, yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları belgeleri ile ortaya koyan, bu işi daha etkili ve yetkili bir pozisyonda kendi doğup büyüdüğü şehre hizmet ile ödemek için görevinden istifa eden ve aday olan Muharrem Tutuş, bana göre bir adım önde. Yerli seçmenin de kanaati bu yönde. Hiç kimse küsmeden darılmadan bu isim etrafında birleşmeli. Meclis sıralaması içinde ayrıca ince elenip sık dokunulmalı. Bekle bekle bir dönem daha sabır göster diyenlerin sabırları çatlamak üzere olabilir. Bir DOST tavsiyesi niyazıyla, İzmit’in Adalet ve Kalkınma Partisine şimdiden hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum