Günümüz Türkiye’sinde aydın olmanın yolu; Hakk’a, halka, hakikatlere ve tarihi gerçeklere muhalefetten ve de devlete ihanet etmekten geçiyor!
Bakmayın bu şerefsiz alçakların aydın yaftasıyla tafra sattıklarına. Bunların alayı aydınlıktan hoşlanmayan ve zifiri karanlıkları mekân tutmuş birer Kör Yarasa Kuşudurlar.
Aydın geçinen bu hainlerin anatomik özelliklerine gelince:
Bunlar, kafatasları içinde beyin yerine kalın bağırsaklarını, göğüs kafesleri içinde ise kalp yerine idrar torbalarını taşırlar. Ağızları ise, o kadar iğrençtir ki her söyledikleri söz Necasetten Farksız bir şekilde etrafa pis ve iğrenç kokular salar.
Kendilerini aydın olarak tanıtan bu yarasa kuşu iğrenç yaratıklar, her gün televizyon ekranlarına çıkarak;Dersim isyanı üzerinden alevi vatandaşlarımızı, yalan ve maksatlı beyanlarıyla devlete karşı kışkırtırlar.Türkiye’nin bölünmesi demek olan Açılım Sürecini, Apo’yu, Kandil Dağındaki eşkıyayı, bilumum yıkıcı faaliyetleri öve öve bitiremezler Zaman olur, Allah’ın âyetlerini, Resulullah’ın şefaatini, sünnet ve hadislerini inkâr ve tahrife yeltenirler Tarihi şahsiyetlerimize ve İslâm ulemalarına karşı ağza alınmayacak sözler söylerler.
Tarihi inkâr ederek, İngilizlerin sahte belgeleriyle Atatürk’e ve cumhuriyete saldırırlar
Velhasılı Türk’ün Devletine Ve Bu Milletin Dini Olan İSLÂM’a Karşı;
Kimi kanının gereği,Kimi efendilerinden aldıkları tâlimatlar doğrultusunda,Kimisi de koynunda sakladığı Haç’ın gereği kuduz itler gibi saldırıp salyalarını dökerler.Cumhuriyet Savcıları ise bunların ihanetlerini sadece ve sadece seyretmekle yetinmektedirler.
Bu aydın bozuntusu kör yarasaların hemen hepsinin ortak noktaları; asla Türk, Müslüman ve de insan olmamaları, çoğunun kripto Ermeni ve de gizli Hristiyan olmalarıdır.Bu memlekette, Hahamın ve Papazın ellerini aşkla, şevkle ve muhabbetle sıkarken, Mahalle İmamının uzattığı eli yüzünü ekşiterek zorla sıkan iman yoksunu rezil ve aşağılık aydınlar var.Yine bu memlekette, Bozkurt, Oğuz Destanları, Göktürk Kitâbeleri, Ergenekon, Dede Korkut, Ahmet Yesevi, Kürşat, Alparslan isimlerini duyunca irkilerek siniri tepesine tolanan lâkin evdeki veletlerine (çocuklarına) Yunan efsanelerini, Homeros’u, Romüs ve Romülüsü okutan ve sonra bundan övgüyle bahseden alçaklığı meslek edinmiş aydınlar var.
Bu alçakları, bu aydın bozuntularını dinlemeyin, sözlerine itibar etmeyin. Televizyonda gördüğünüzde kanal değiştirin. Yazdıkları gazeteler el sürmeyin, sürdüğünüzde ise ellerinizi sabunlayıp bol bol ovarak yıkamayı sakın ihmal etmeyin çünkü el sürdüğünüz bir gazete olmanın ötesinde, bir taharet bezidir.
Allah aşkın söyleyin dostlar!
Bu mel’unları daha başka türlü nasıl anlatabilirim ki?




