Devletler; İnsanların benimsedikleri olayların ortak özelliklerini ölçü ve kanaatlerin toplamını uygulamak için yürütücü görevini üstlenirler. Eğer bu devlet yönetiminde bulunan otorite toplumun inandığı ölçü ve kanaatlerle birbirine paralel hareket etmez ise toplum ile devleti yönetenler arasında ister açıktan ister se gizliden olsun sürekli bir sürtüşme olacaktır. Hangi topluma bakarsak bakalım yönetme gücünü elinde bulunduran otorite ister kendisi ile çatışan isterse uyumlu yaşayan kitlelerin nabzını sürekli kontrol altında tutmak ister. Dolayısı ile devleti yönetenler yaşanan olayları kendi lehine çevirmek veya aldıkları kararlarla ve yaptıkları icraatlarla destek sağlamak için kamuoyunu kazanmaya çalışır. Toplumu ile tezat halinde olanlar ya toplumu baskı altında tutmaya ya da aldatıcı üslup ve araçlarla kitleleri ikna etmeye çalışırlar. Çünkü devlet ne kadar güçlü olursa olsun toplumun kızgınlıklarından çekinir. Bu kızgınlığın aleyhine dönüşmesini istemez. Böylesi bir durum otoritelerini tehdit eder. Devleti sadece kendine ve yandaşlarına ait olduğunu zannedenler, onları eleştiren muhalefet eden veya yaptıklarını muhasebe edenleri ötekileştirmeye çalışırlar.
Eğer bu devlet yönetiminde bulunan otorite toplumun inandığı ölçü ve kanaatlerle birbirine paralel hareket etmez ise toplum ile devleti yönetenler arasında ister açıktan ister se gizliden olsun sürekli bir sürtüşme olacaktır. Hangi topluma bakarsak bakalım yönetme gücünü elinde bulunduran otorite ister kendisi ile çatışan isterse uyumlu yaşayan kitlelerin nabzını sürekli kontrol altında tutmak ister. Dolayısı ile devleti yönetenler yaşanan olayları kendi lehine çevirmek veya ları kararlarla ve yaptıkları icraatlarla destek sağlamak için kamuoyunu kazanmaya çalışır. Toplumu ile tezat halinde olanlar ya toplumu baskı altında tutmaya ya da aldatıcı üslup ve araçlarla kitleleri ikna etmeye çalışırlar. Çünkü devlet ne kadar güçlü olursa olsun toplumun kızgınlıklarından çekinir. Bu kızgınlığın aleyhine dönüşmesini istemez. Böylesi bir durum otoritelerini tehdit eder. Devleti sadece kendine ve yandaşlarına ait olduğunu zannedenler, onları eleştiren muhalefet eden veya yaptıklarını muhasebe edenleri ötekileştirmeye çalışırlar.
Oysa övülmenin, takdir edilmenin olmasını bekleyen yönetim, sevgi köprüsünün yıkılmasına izin vermemelidir. Çünkü sevgisiz övgü düşünülemez. Kendi içinde bile birlik olmayan ve dünyanın süper gücü olacağız diye sokaklarda milletiyle, devleti arasında bir türlü uzlaşmaya bu güzelim ülke, aslında fındık kabuğunu doldurmayacak olaylar vesilesi ile çıkan kaos ortamı, bazı çıkar odaklı kitleleri harekete geçirmiş, kendine ait ideolojisi olmayan bu politik kargaşalar asıl tehdit alan sömürgeci Devletler karşısında Türkiye’yi hedef haline getirmiştir.
Umuyorum mutlu olmuşsunuzdur!
Saygılarımla.





