ŞEHİD CENÂZELERİMİZDE MOZART VEYA ŞOPEN MARŞI İSTEMİYORUZ, ITRÎ’NİN SEGAH TEKBÎRİ GETİRİLSİN

SAİT BAŞERDevletimiz keskin bir tarihî virajdan geçiyor.
Toplumumuzsa hem çağla buluşuyor hem de kendi tarihi ve kültürüyle buluşma çabasında.
Evet, “ÇABALIYORUZ” hâlâ.
*
1826daki Vak’a-i Hayriye’den beri, cemiyet hayatımızda ağırlığı giderek artan Batı tesiri, kendi değerlerimizin harç mezat evden atılış hikayeleri herkesçe biliniyor.
Gerçi, 16. YYdan sonra Osmanlı değerler sistemine sızıp zamanla tamamen hükümranlık elde eden Eş’arî/Müceddidî anlama modelinden bir çare üretimi gerçekleşememişti.
Yani II. Mahmut ve ricali, Tanzimat’a uzanan devirde bir fantezi yapmamışlardı. O bir mecburiyet halini almış, Eş’arî Medrese ve Müceddidî hakimiyetindeki Tekke’yle devlet ve toplum bir taassub çıkmazına saplanıp kalmıştı.
*
Vak’a-i Hayriye ile bilindiği gibi, o Medrese’nin kontrolündeki Yeniçeri Ocağı kaldırıldı.
“Ocak” o kadar nefret uyandırmıştı ki, halk Yeniçeri’ye ait ne varsa, mezarlarına kadar hınçla saldırdı. Hattâ onlar Bektaşi diye bütün Bektaşi mezarlarını bile tahrip etti.
Bugün bir kaç istisnaî örnek dışında İstanbul çevresinde Bektaşi alameti taşıyan mezar yoktur… Meselâ Saraçhanebaşı parkı eski Yeniçeri kabristanıydı. O “Burmalı Mescit” de o mezarlığın gasilhanesi ve cenaze namazı kılınan camiiydi. Parkın ortasındaki yapayalnız varlığı, o nefret yıkımında çevresinin boşalmasından dolayıydı…
*
Neyse o hikâye uzun.
Yeniçeri Ocağı kaldırılırken, Ocak’ta bir unsur olan “Mehrerân-ı Tabl-ı Alem” de o yıkımdan nasibini almıştı. “Emîr-i Alem” adlı âmirlerine bağlıydılar. Alem; bayraklar, sancaklar, tuğlar; Tabl(davul) ise, mehterin mûsıkî icrasıyla ilgili kanadın adıydı.
Maalesef o, Aksaray’daki kışlanın topa tutulmasından sonra, Mehterân da Yeniçeriliğe mal edildiği için, tarih sahnesinden çekildi ve yerini Mızıka-yı Hümâyûn adıyla Batı müziği temelli bando-mızıka takımı aldı.
Bu tamamen haksız bir ilga idi! Taa Hunlar’dan, Köktürkler’den beri Mehter, Kös ve Tuğlarıyla askerimizin nefesiydi… Yeniçeri’ye emanet edilişi istismara uğramıştır.
*
Cumhuriyet’in bir Tanzimat ürünü oluşunu dikkate almak lazım. Mûsikî konusunda da Cumhuriyet Tanzimat’ın yolunda devam etti.
Bugün bile ilk ve orta öğretim yıllarında çocuklarımıza kendi müziğimizi öğretemiyoruz. Müzik hayatımızdaki keşmekeş bundandır.
Hukukumuz gibi,
mimarimiz gibi,
şehirciliğimiz gibi… …..”Devrim Kanunları” n’eylersiniz!
*
Şimdi “Yeni Türkiye”deyiz!
Değerleriyle, tarihiyle buluşacak bir Türkiye bu.
Artık Yunus Emre Kültür Merkezleri’nde ve Yunus’un dünya görüşü üzerinden dünyaya seslenen bir Türkiye var!
Felsefesini, sanatlarını, eğitimini Yunus anlayışına akortlamaya kararlı bir Türkiye!

İnşaallah!

Bu yöneliş, hem dünyayla buluşurken artılar getiren, hem de eski Müceddidî anlayışın topallamalarını görmüş(!) bir yönetim felsefesine işaret ediyor herhalde…
*
Şimdi her akşam haberlerinde, Doğudaki terör savaşında şehit düşen kahramanların cenazeleri veriliyor medyada. Arka planda Mozart’ın “Cenaze Marşı!”…

Şehid ve cenaze marşı müziği!
Kardeşim, senin cenazen bir mü’min cenazesi ve “ŞEHİT”!!!
Bir şehide Mozart veya Şopen müziği ne söyler?
Yakınlarına ve cemaate hangi teselliyi verir?
Bu nasıl bir garabet ve nasıl bir Devrim uygulamasıdır?
Hâlâ o 1940lı senelerin derin aymazlıklarına devam etmenin anlamı nedir?

*
Gayet net söylemek lazım:
Bu tamamen hatalı uygulama derhal terk edilmelidir. Mü’min askerlerimizin cenazelerinde kesinlikle Şopen veya Mozart’ın bize zerrece değer katmayan, tesellisiz zımbırtısının istemiyoruz. Şehidlerimiz, İslâmî usullerle kaldırılmalı, devlet bir “görünme” ihtiyacı duyuyorsa da, Itrîmizin Segâh Tekbir’i icra edilmelidir.
Eğer bando çok lazımsa, bando mızıka takımlarına Tekbîr’in notaları verilir, iş olup biter ve bu asırlık işkenceden cenazelerimiz de cemaat de kurtulur.sait başer köşe yazısı resmi şeht cenazesi

Related Posts

Haram Paralarla Fenerbahçe’ye Başkan Olmaya Kalkma! Bebek Katili İsrail’e Limanından Gemi Gönderen Hakan Safi’ye Gergerlioğlu’ndan Sert Tepki…

Haram Paralarla Fenerbahçe’ye Başkan Olmaya Kalkma! Bebek Katili İsrail’e Limanından Gemi Gönderen Hakan Safi’ye Gergerlioğlu’ndan Sert Tepki…   Hakan Safi’den Bol Keseden Vaatler: “Her Gole, Her Başarıya Ayrı Para!” Seçim…

Güneş Enerjisi Sistemlerinde Görünmeyen Tehlike: Yangın Riski

  Elektrik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Enerji Komisyonu olarak, güneş enerjisi sistemlerinde karşılaşılabilecek riskler ve alınması gereken önlemler konusunda kamuoyunu bilgilendirmeyi gerekli görüyoruz. Bayramdan önceki hafta Gölcük Halıdere’de bir binanın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir