kenan-aydın1ABD’de önemli siyasi kişiler yoktur. İki büyük siyasi partinin başkanlarının adını pek duymayız. En önemli siyasi kişilik başkandır. O da en fazla iki dönem o koltukta kalabilir. Bu yüzden de kişiler değil fikirler ve sistemler önem kazanır.

İngiltere’de, Fıransa’da ve Almanya’da da durum pek farklı değildir. İngiltere’de kaç tane başkan değiştiğini sayamadım bile. Bu ülkelerde başarısız her olaydan sonra yetkili kişi “ben bu işi beceremedim, becerebilen gelsin” diye istifa eder. Oralarda “bulunmaz Hint kumaşları” yoktur. Çünkü oralarda kişiler değil fikirler ve sistemler önemlidir.

Müslüman ülkelere gelince işin rengi değişir. Siyasi bir koltuğu herhangi bir şekilde ele geçirmiş olan bir daha o koltuktan gitmez. Bu yüzden de bu ülkelerde fikir taraftarları değil kişi yandaşları vardır. Bu ülkelerde falancacı, filancacı guruplar vardır. Bu ülkelerdeki falncaların ve filancaların her biri “bulunmaz Hint kumaşı”dırlar. Hiçbir felaket onların istifasını sağlayamaz. Çünkü o işi onlardan daha iyi yapacak yoktur.

Bu ülkelerdeki siyasi “Hint kumaş”ları, bir şekilde ülkelerinde barınamaz duruma gelirlerse başka İslam ülkelerine gitmezler. Yukarıda sayılan ülkelerden herhangi birinde soluğu alırlar. Mesela Humeyni Fıransa’da, kendini halife ilan eden “kara ses” diye bilinen Kaplan Almanya’da yaşamışlardır. 15 Temmuz’da ülkeyi kana bulayan ve onarılmaz hasarlar meydana gelmesine yol açan Fethullah Gülen de Amerika’da yaşamaktadır.

İslam ülkelerinde olmayıp da Hıristiyan ülkelerde olan ne vardır da bu ülkeler özellikle dini aktörler tarafından tercih edilmektedir? Bu kişilerden ülkelerinde iktidarı ele geçirmiş olanlar, o olmayan şeyi ülkelerine neden getirmemişlerdir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir