İcat Çıkarma
“Türk Tasarım Danışmanı Konseyi 16. Toplantısı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün katlımı ile gerçekleştirildi. 2009’da Tasarım konseyinin kurulduğunu belirten Özlü, bu yılın Türkiye’de tasarımın anlaşılması ve gelişmesi bakımından bir milat olduğunu kaydetti. Özlü “Artık çocuklarımıza, gençlerimize ‘icat çıkarma’ demekten vazgeçelim. Çocuklarımıza ‘icat çıkarma’ demek yerine üretime, tasarıma teşvik edelim. Bırakalım icat çıkarsınlar. Bırakalım hayal güçlerini zorlasınlar, merak etsinler, araştırsınlar, tasarım yapsınlar” dedi.” Sözcü-28.07.2017
Sayın bakanımız hâlâ icat yapamayışımızın sebebinin “icat çıkarma” sözü olduğunu sanıyor olmalı. Herhangi bir icadın yapılabilmesi için önce “şöyle bir şey yapsak” diye bir fikir üretilmesi gerekir. Ülkemizde fikirlerin koruması yoktur. Kolaylıkla çalınabilinir ve fikir sahibi hiçbir hak iddia edemez. Sayın bakanımız “Fikir Koruma Kanunu” çıkarmayı düşünüyor mu? Yoksa fikrimi çalarlar diye susmayı mı tercih ediyor?
Fikir üretildikten sonra o konuyla ilgili araştırmalar yapılacak, çalışılacak bir mekan temin edilecek, bazı emtialar satın alınacak, kaçının başarısız olacağı önceden kestirilemeyen bir seri denemeler yapılacaktır. Sayın bakanımız, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu harcamalarını karşılayacak mı?
Fikri ürettik, her şey yolunda gitti ve bir icat ortaya çıkardık. Bunun üretimi, pazarlaması vb maliyetler için kısmi bir teşviğimiz vardır ama zaten bu noktaya gelindikten sonra yatırımcı bulunabilinir. İş, icadın ortaya çıkıncaya kadar yapılması gereken harcamaların teşvik edilmesidir. Çünkü bu harcamaların bir icada dönüşeceğinin garantisi yoktur.
Sayın bakanım, bize “icat çıkarma” dendiği için değil, paramız olmadığı için icat yapamıyoruz. Fikirlerimizin çalınacağı korkusuyla da fikirlerimizi açıklayamıyoruz. Açıklayamayacağımız şeyler için de kafa yormuyoruz.
Sayın bakanım; haydi, pamuk eller cebe! Başka türlü bahsettiğiniz “milat” gerçekleşmeyecektir.