kocaeli okuyor-mehmet nuri sunguroğluGazete dediğimizde aklımıza ilk gelen, kağıt üzerindeki baskılarla önümüze gelen gazete olur. Oysa ki; gazete ve gazetecilik mesleği çok daha geniş bir medyasal alanı kaplar. Bunların arasında halka iletişim sağlayan ; gazete, radyo, televizyon, İnternet gibi kitlesel yayın organları olan tüm haber ve düşünce paylaşımları yapanlar, yayımlayanlar gazetecidirler.

Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, ön yargılardan uzak ve kişilik haklarına saygılı olmak, gazeteciliğin olmazsa olmaz koşullarındandır. Gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü demokratik toplumlarda anayasanın ön gördüğü üç devlet gücü olan; yasama, yürütme ve yargı erki yanında, devletin/halkın dördüncü denetleyici gücüdür.
Halkın bilgi edinmesinde ve düşünce değişiminde; siyasi kararların toplumsal yararında ki etkisinin kontrolünde dördüncü güç olan gazetecilik mesleği nasıl olmalıdır?

Öncelikle bir gazeteci kulaktan dolma bilgilerle haber yapmamalıdır. Haberlerini baskı aracı olarak kullanmak bir gazetecinin asla görevi değildir. Şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, kişiyi, kurumu yıpratma gibi unsurları içeren haberler gazeteciliğin şanına yakışmadığı gibi, mesleğin de yüz karasıdır.
Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler tarafsızlık ilkelerine sadık kalarak, taraf tutmadan doğru olanı yazmayı ilke edinmelidir. Kişilerin özel hayatlarına saygılı olmak, gazeteciliğin olmazsa olmazıdır. Haber hırsızlığı yapmadan, kaynağından emin olmadığı haberi yayımlamak, aciz gazeteciliktir ki, işin erbabı olmayan, fikir üretemeyen kişilerin seçtiği en kolay yoldur. Kışkırtıcı, ayırımcı yazılarla toplumda huzuru bozmak, sansasyon olsun diye haber yapmak, ifade özgürlüğü ile izah edilemeyecek kadar önemlidir.

Ülkemizde yapılan gazetecilik; özellikle köşe yazarları arasında bir düello savaşına dönmüş olması, gazeteciliğin hala anlaşılamadığının göstergesidir. Her gazetenin onlarca köşe yazarı olması ise; gazetecilik mesleğinin kalitesini düşürdüğü gibi, halkın kafasının karışmasında da büyük etken olmaktadır.
Ülkemizde futbol kulübü tutar gibi particilik yapmaları, her şeye maydanoz olurken, yalakalığı kimseye kaptırmadan gazeteciyim diye ortaya çıkmaları da işin bir başka yüz karasıdır.

Elbette ki müstesna gazetecilerimiz tenzih edilir. Zaten onlarda olmasa, gazeteciliğin de bir anlamı kalmazdı.
20.05.2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir