YUSUF ÜNELYer;           Rize

Tarih ;      18 Eylül 2015
Başkan;    Rize Belediye Başkanı AK Partili Reşat Kasap
Konu;     Çay Bardağı ve Çevre Düzenlemesi
Olay ;      Referandum
 
Niyet ;     Atatürk Heykelini kaldırmak
Amaç ;    Bu ülkede artık Atatürk tartışılabilir,Gerekirse özerklik ilan edilebilir
Ders ;    Milli Birlik ve Beraberliğimizi muhafaza etmek durumundayız
Geçtiğimiz günlerde söz konusu Belediye tarafından Cumhuriyet Meydanının çevre  düzenlenmesi için hazırlanan ve alana yerleştirilen maket çiziminin yer aldığı görsel de Atatürk heykeli yerine çay bardağı figürünün bulunması şehir içinde ve ülke genelin de büyük tepkilere neden olmuştu.Uzaktan yakından herkesin konuya ilgi alaka göstermesi konunun bir anda  ülke  gündemin de uzun süre kalmasına etken oldu.
Ülkenin çeşitli yerlerinden yükselen seslerde; Ey Rizeliler tarih sizi izliyor,Çayı Rize’ye Atatürk getirdi,Madem böyle bir değişiklik yapılacak Atatürk’ün elinde çay bardağı olsun,ne dersiniz Rizeliler,Bir yerel Belediye reisi göreve geldiği süre içerisinde istediği projeleri kamu yararına olmak kaydıyla kimseye sormadan yerine getirebilmeli,Orada yetkili karar merciyi zaten var,(Belediye Encümeni ) neden referanduma gidiliyor gibi sözlerin kulaklarımıza geldiğini gördük,duyduk.
Zaman zaman hayatın günlük akışında büyük kaos oluşturmayacak konularda örneğin;Bir ilin ulaşım hizmetlerine alınacak otobüslerin renkleri,vapurların tasarımları,tramvayların renk ,şekil ve modelleri, halkın değerlendirmesine sunulabilir,hatta bu meseleleri önemser muhalif olduğum siyesi yönetimlere bile destek olur gider İnternet ise İnternet,imza ile ise imzayla desteğimi veririm.Halkın vatandaşlık bilincinin oluşması için,hayata katılıp asıl söz sahibinin kendisi olduğunu hissetmesi bakımından bu konuyu her zaman her yerde desteklerim,savunurum.
Ancak,Rize de yaşanan bu olay inşAllah öyle değildir,duamız budur. Aklıma şunu getirdi. Artık bu ülkede insanlar kafalarına göre  bir meseleyi referanduma taşıyabilir,özerklik anlamında yerel talepler gelebilir,Eyalet sistemine geçilerek Merkezi hükumet dışında kalınabilir gibi bir algı oluşturdu kafamda. Nedeni ise Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde son günlerde yaşadığımız ve haziran seçimleri öncesi biz özerklik ilan ettik söylemlerinin daha yakın  ve sıcaklığını koruduğu,bir türlü kendilerine bunlar hakiki Kürt olamaz  diye kendimizi ve Kürt kardeşlerimizi dinç tutup  yakından savunurken,Ermeni asıllı kişilerin Kürt kılığına girerek ülkede bir iç savaş çıkarmaya çalıştığı günlerde bu referandum işi  benim hiç kafama yatmadı.
 
Birlik ve beraberliğimizin en üst düzeyde olması gerektiği günlerde,bu talebi de en çok iktidar kanadından duyduğumuz şu günlerde Rize de cereyan eden bu gündem dışı olayın bir an evvel sonlanarak,Atatürk’e yapılan bu saygısızlığın da çözüme kavuşturularak bir daha konunun açılmaması temennisi ile yetkililerin bu sorunu çözeceğine inancım sonsuz. 
 
Çünkü;Bu ülkede artık ne Atatürk tartışılabilir, nede özerklik ilan edilebilir .Buna asla izin vermeyiz.
 
 
                                                                                              ****
 
Sosyal medya hesabımdan da geçen gün belirtmiştim. Arabistan da hac vazifesini yerine getirirken hakkın rahmetine kavuşan hacılarımıza Allah’tan gani ani rahmet diliyorum.
 
 ” Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

… İş, ehil olmayana verilince kıyameti bekle” Vürûd Sebebi ;Toplumda düzenin altüst olmasının en temel sebebini genel bir ifade ile ve pek özlü bir biçimde ortaya koyan hadisimizin, vürûd sebebi şöylece nakledilmektedir”

Kıyâmet ne zaman kopacak? diye sordu.

Resûlulah sallallahu aleyhi ve sellem sözünü kesmeyip konuşmasına devam etti. (O kadar ki) oradakilerden kimisi (kendi içinden) “Bedevîyi işitti ama, sorusundan hoşlanmadı”; kimisi de ” Galiba işitmedi” diye durumu yorumladı. Derken Resûlulah sallallahu aleyhi ve sellem, sözünü bitirince

-“O, kıyâmeti soran nerede?” buyurdu. Bedevî;

-Benim, buradayım ya Resûlellah! dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber;

-“Emânet zâyi edildi mi kıyâmeti bekle!” buyurdu. Bedevî;

-Emânet nasıl zâyi olur? dedi. Resûlulah sallallahu aleyhi ve sellem de;

-” İş, ehil olmayana verildi mi kıyâmeti bekle!” buyurdu.

Dolayısıyla Ecdadımızın İslam dinine ve  tarihte yaptığı hizmetleri göz önüne alarak,”

Sultan II. Abdülhamid Han Hicaz Demiryolu’nun inşaasında Medine-i Münevvere’nin 20 km’lik yakınına gelindiğinde Peygamber Efendimiz rahatsız olmasın diye Medine’nin merkezine kadar raylara keçe döşetmiş ve trenin raylar üzerinden geçmesi ile çıkacak sesleri engelletmişti.”  
Bu hassasiyet içerisin de Türkiye Cumhuriyeti Devleti sorumluluğunu yerine getirmeli,bu sebeple işin ehline verilmesi bakımından çözüm olarak ta bu organizasyon işinin de derhal Japon firmalara ihale edilmesini öneriyorum.
Herhangi bir olumsuzluk karşısında adamlar hiç olmazsa intihar edebiliyor,sorumluğu başkasına atmak yerine elini taşın altına sokuyor. ”Dünya milli insan birliği” temellerinin bir an evvel atılması adına yakından takip ettiğim bir konudur.
 
Geçmiş Kurban bayramınızı kutluyor,nice uzun seneler bayramlaşmak dileklerimi sunuyor,Hepinizi saygıyla selamlıyorum

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir