Hoşafın Suyu
TRT’nin “Bir Fikrin mi Var” diye yanlış adlandırılmış yarışmasında “Organik Hoşaf” birinci olmuş, kamu kurumlarının benzer vukuatları çok olduğundan hiç şaşkınlık yaratmamış, sosyal medyada alay konusu olmuştu.
İşin doğrusunu Soner Yalçın’ın Sözcü gazetesindeki yazısından öğrendik. Meğer kızımız hoşafı değil, hoşafın raf ömrünü uzatmayı icat etmiş. İlk defa bir Soner Yalçın yazısı okudum ve çok beğendim, muhteşem bir yazı. Bu yazıdan dolayı Soner Yalçın’ı kutluyor, Soner Yalçınların çoğalmasını arzuluyorum.
Raf ömrü. Nedir bu raf ömrü? Özellikle gıda ürünlerinin bir bozulma süresi vardır. Üretimle tüketim arasında geçen süreyi anlatır. Raf ömrü kısa ürünlerin üretimi de pazarlama süreci sıkıntılıdır. Süresi içinde tüketilememiş ürünlerin imha veya başka amaçla geri toplanması, üretim maliyetini ve miktarını doğrudan etkileyen bir faktördür. Raf ömrünün uzatılması, hem maliyeti düşürür hem de üretim esnekliği sağlar. Bu bakımdan ticari değeri çok yüksektir. Hale hazırda raf ömrünü uzun tutabilmek için sağlığa zararlı E bilmem kaç ürünleri kullanılmaktadır. Raf ömrünün uzatılmasının ticari değeri o kadar yüksektir ki sağlık maliyetini göze aldırabilmektedir.
Girişimci ile yatırımcı arasındaki farkı, önceki yazılarımda anlatmış, Türkiye’de girişimci bulunmadığını öne sürmüştüm. Girişimci olduklarını iddia edenlere sesleniyorum: Haydi, bu kızımızı destekleyin, hoşaf için bulduğu raf ömrünü uzatma tekniğinin diğer ürünlere de uygulanabilmesi metodunu geliştirsin, siz de DÜNYA MARKASI olun.
Elimizden hiçbir iş gelmediği halde kendimizin dünyanın en akıllı insanı olduğumuzu sanıyor, zeki insanlara “iş öğretmeye” kalkıyoruz. Bu yüzdendir ki eller aya giderken biz yayaların ayağına zırt pırt taş takılıyor, tökezliyoruz. Hoşaf suyu bile olmadığımızı ne zaman idrak edeceğiz?

Yapıcı, uyarıcı haksızlığı önleyici her yazıyı okur taktir ederim.
Bu tür buluşları bulan bunlara kafa yoran insanlarımızı mükafatlandıracağımız yerde Yok üzümün çöpü, yok açıktı , yok kapalıydı. Diyerek Hoşaf gibi Suyunu çıkarırız o, ilin.
Kenan Aydın Beyin bu yazısının %80’ine katılıyorum, lakin Sözcü Gazetesinin ve ya onun yazarının yazısını okuyamadığım içi yorum yapmak istemiyorum.
Bu güne kadar Sözcü Gazetesinin bu ülke için faydalı bir çıkışını göremediğim için. Kenan Aydın’ın Sözcü gazetesiyle veya onun yazarıyla olan bölümdeki övgüsüne katılmıyorum.