Her dil, başka dillerden kelimeler alır. Çünkü diller gelişimlerini başka başka ortamlarda geçirmişlerdir. Bu bakımdan her dilin diğer dillere üstün olduğu yönleri vardır. Zaman veya ortam veya her ikisi birlikte değiştiğinde herhangi bir dilin başka kelimelere ihtiyacı doğar. Bunları da coğrafyalarına veya ilişkilerine yakın dillerden karşılarlar. Burada bir sıkıntı yok ancak… Evet, ancak başka dillerden kelime alınırken bu kelimeyi kendi dillerine uygun duruma sokarlar. Bin yıl boyunca devlet olamamış Türkçe, bu işlemi gerçekleştirememiştir. Çünkü kelime araklama işini aydınımsılar yapmışlardır ve her aydınımsı devlete göbekten bağlıdır. Devlet Türkçe devleti olmadığından onların da Türkçeyi korumak gibi dertleri olmamıştır. Türkçe yalnızca halkın dilinde varlığını korumaya çalışmış, doğal gelişimini sürdürememiştir.
Türkçe kendi devletine kavuştuktan sonra öze dönmeye çalışmış, bu kez de Türkçeyi bilen aydın sıkıntısıyla karşı karşıya kalmıştır.
Türkçe kuralı: Kelime ve hece başında iki ünsüz yanyana bulunmaz. Gerçekten mi?
Tren, spor, klüp, grup, start, krom ve daha bir çok alıntıda bu kural işlemez. Neden? Çünkü ne Türkçe sevdalılarının ne Türk milliyetçilerinin ne de Turancıların Türkçe umurlarında olmuştur. Türkçe konusunda herhangi bir konferans verilecek olsa ya hiç kimse ilgilenmeyecek ya da çok az katılım sağlanacaktır ama yabancı ve yabancılaştırılmış Türkçe tabelalardan herkes şikayet ediyor. E, reklam meselesi…
Yukarıdaki kelimelerin gerçekten doğru yazılışları tiren, supor, külüp, gurup, sıtart, kurom olmalıdır. Haydi, Türkçe severleri görelim.