dün İngiliz ajanları, bugün ise yine batı emperyalizminin (ABD+AB+NATO) işbirlikçi uşaklarınca piyasaya sürüldüğü kolaylıkla anlaşılmaktadır.[[1]]

 

Türk devletinin çözülme süreci

 

12 Eylül faşist askeri darbesini yapan, CİA Türkiye istasyon şefi Paul Henze’nin tanımıyla “Bizim çocuklar”ın lideri Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, 28 Mayıs 2000 tarihli Yeni Bin Yıl Gazetesinde “Türkiye’de valileri seçilmiş dört Eyalet istedim, olmadı” demiştir.[[2]]

 

12 Eylül Genelkurmayı, federasyona geçişte ilk adım olarak, 27 yıl sonra Evren tarafından ifşa edilen “Bölge Valiliği” kararnamesini, 6 Kasım 1983 seçimlerinden bir ay önce, 4 Ekim 1983 günü Resmi Gazete’de yayımlatarak yürürlüğe sokacaktı. Atatürkçü subaylara; “8 jandarma bölgesinde 8 bölge valiliği kurarak sivil idareyi askeri yapılanmaya uyarlıyoruz” diye yutturulan bu kararnamenin kanuna dönüştürülme işini büyük bir kurnazlıkla sivil parlamentoya bırakan Darbe Yönetimi tarafından seçimlerden sonra parlamento gündemine getirilen bu federasyoncu kararname; kimi milletvekillerince “valilerin halk tarafından seçilmesi” koşuluyla savunulurken, çoğu milletvekilince “bu, Türkiye’yi böler!” diye eleştirilecek ve askerin hazırlayıp yürürlüğe soktuğu federasyon kararnamesi, sivil parlamentoda reddedilerek yürürlükten kaldırılacaktı.

 

 

Bu “sürpriz” sonuç, hem Batı’yı, hem 12 Eylül Genelkurmayı’nı, hem PKK’yı çok öfkelendirecek; Evren’in federasyon kararnamesi yürürlükte olduğu sürece hiç bir eylem yapmadan “paşa paşa” bekleyen PKK, bölge valiliği kararnamesinin federasyon için tasarlanmış ilk adım olduğu sırrını Evren 2007’de ifşa etmeden önce, daha 1983-84’te her nasılsa biliyor olmalı ki, bu kararnamenin 11 Temmuz 1984’te sivillerce yürürlükten kaldırılması üzerine derhal silaha sarılarak 15 Ağustos 1984 günü Şemdinli-Eruh Baskını’yla ilk etnik federasyoncu terör eylemini gerçekleştirecekti.[[3]]

 

1980 faşist askeri darbe ile gelen ara rejimde Türkiye düşünsel hayatından ulusalcı aydınların tasfiyeleri sonrasında yapılan 1983 seçimleriyle Hükümet kuran Başbakan Turgut Özal, Kürt sorununa çözüm adı altında, 15 Ekim 1991 tarihinde Hürriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, “federasyon dahil her şeyi konuşmalıyız” diyerek bu konudaki devlet politikasında büyük bir gedik açtı ve “federal” yapıya gidecek taşları bilinçli şekilde döşemeye başladı.

Mesut Yılmaz’ın Dışişleri Bakanı olduğu 2. Özal Hükümeti döneminde Türkiye, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı 1988 yılında imzaladı. Özal’ın Cumhurbaşkanı olduğu 1991 yılında da 3723 sayılı ve 12.04.1991 tarihli yasa ile TBMM tarafından onaylanması uygun görüldü ve

[[1]] : a.g.y.

[[2]] : http://blog.milliyet.com.tr/turkiye-nin-federasyona-donusturme-fikrinin-kisa-tarihi/Blog/?BlogNo=76773

[[3]] : Cengiz Özakıncı, 12 Eylül’ün Derin Misyonu: FEDERASYON! http://www.guncelmeydan.com/pano/12-eylul-un-derin-misyonu-federasyon-cengiz-ozakinci-t36012.html

Not: kocaeliokuyor.com Uluslararası Strateji Masası takibiyle, 12 gün süreyle devamı yayınlanacaktır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir