“KARAMANOĞULLARI GİBİYDİK, SEMBOL FETİŞİZMİNE KURBAN GİTTİK”

sp

Selçuklu Düşünce Kulübü’nün Mayıs ayı konuğu Türkiye İnisiyatif Merkezi Genel Başkanı Yavuz AĞIRALİOĞLU ve toplantı konusu da GELECEK TASAVVURUMUZ oldu. TES Konferans Salonu’ndaki toplantıya Kocaeli Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen Başkanı Yaşar Şanlı, KMKB ve İzmit Türk Ocağı Başkanı Yücel Alpay Demir, Yesevî Ocağı Eğitim-Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Eren Elmalı, TES Kocaeli Şube Başkan Yard. ve Selçuklu DK eski Başkanı Feyzullah Divli, BBP eski İl Başkanlarından Mehmet Korkmaz, Sedat Ayhan ve Nurettin Bulut, Nizam-ı Âlem Ocakları eski İl Başkanlarından Şener Keser ve Aytekin Uzun, Alperen Ocakları eski İl Başkanlarından Murat Yılmaz, İrfan Memiş ve H. Selim Doğan, Türk Emekli Sen eski Başkanı Alp Timincioğlu, Başiskele Ülkü Ocakları eski Başkanı Enes Firal ve Edremit Ülkü Ocakları eski Başkanı Cem Şahin ile eski – yeni çok sayıda parti ve ocak yöneticisi, TES Şube yöneticileri ve Selçuklu DK üyeleri katıldı.sp1

Açılış konuşmasında Selçuklu DK Başkanı Şair-Yazar Süleyman Pekin, Yavuz Ağıralioğlu’nu 90’lı yılların ortalarındaki Ocak Genel Başkanlığı döneminden beri tanıdığını, fikrî ve siyasî anlamda kendisini sürekli geliştiren bir kişilik olarak gördüğünü ve Türkiye’nin sorunlar yumağıyla alâkalı çok çarpıcı tespitleri olduğunu, bu sorunları çıkış yollarıyla birlikte böyle birikimli bir ağızdan dinlemekten mutluluk duyacaklarını ifade etti.

Sonrasında “Ülkümüzün mürüvvetini görememiş bir nesiliz ve üçüncü kuşağız” diye sözlerine başlayan Yavuz Ağıralioğlu; bu kadar iyi yetişmiş kadrolarla memleketi iyilere teslim edememenin bahtsızlığı içinde, hissemize düşen keşkeler arasında ve bunca yarım kalmışlık hissimize rağmen umutla yeni bir siyasal şuur, yeni bir dil arayışında olduklarını söyledi. “Kim olsun” yerine “Ne olsun” anlayışıyla ve ‘kim olsun’u ‘ne olsun’un doğuracağı yeni bir siyasî merkeze ihtiyaç olduğunu dile getiren Ağıralioğlu, kendi siyasî yapılarımızdaki savrulmaları da hesaba çekerek bunca cinnete verilecek cevabın sarsılmaz bir ahlak olduğunun altını çizdi.

“Toplu iğneyle kazıyoruz, üstüne kepçelerle lağım döküyorlar. Ümmî sayacağımız adamlar bir kalemde 5-10 yılınızı sâkıt kılıyorlar. Mücadelenizin bir gününe değmez tipler hakkınızda istihza cümlesi kuruyorlar” gibi ilginç saptamalarda bulunan Ağıralioğlu, yine kendine has cümlelerle yoğun izleyici kitlesine sorular yöneltti: “Yeni Türkiye’nin Nurettin Topçu’su kim; Rasim Ozan mı, Nagehan mı? YÖK Nihat Hatipoğlu’na mı kaldı? Devlet adamlarının diline argoyla beraber yansıyan sululuk bir özgüven patlaması mıdır? Müslüman yalan söylemez; kim söylemiyor? Müslüman çalmaz; kim çalmıyor?”

Köprüden ömründe geçmeyen adamların yeni anayasa için ‘evet’ verdiğini ve fakat Köprüden geçenlerin ‘hayır’ verdiğini ifade eden Ağıralioğlu, Tayyip Erdoğan’ın içine bir İsmet İnönü kaçtığını ve bugünkü uslûpsuzluğa baktığında Süleyman Demirel’in Jan Jak Ruso gibi kaldığını beyan etti. Sözün yetim kaldığı bir demde Alevîlerimiz adına cümleyi bizim kurmamız gerektiğinin altını çizen Yavuz Ağıralioğlu, namuslu bir Ermeniyi liyakat kesbettiği makamla buluşturmanın bize düştüğünü ifadelendirdi. “İyi söz” yerine “İyi iş” yapmanın mecburiyet kulvarımız olduğunu ve daha seküler bir dille “İşini iyi yapanlar ülkesi” haline gelmemiz gereğini de ilave etti.sp2

Temsilde adalet, yönetimde liyakat istihdamı, şeffaflık ve hesap verilebilirlik, adalet mekanizmasında hukuk yeknesaklığı, millî eğitimin bu ilkelere miğfer kılınması gibi çıkış önerilerini paylaşan Ağıralioğlu’nun konferansı soru – cevap ve terasta sohbet fasıllarıyla birlikte geç saatlere kadar ilgi hiç eksilmeyerek sürdü.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir