Dört gün süren yayın boyunca büyük ilgi gören Kıbrıs Dosyası, Hollanda’da, Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta geniş yankı uyandırdı.
Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan, dosyayı sosyal medya hesabında paylaşarak, “Çocuklarınıza okutun, arşivleyin” tavsiyesinde bulundu.
Okurlardan gelen yoğun talep üzerine, haberin tamamı bugün tek dosya hâlinde yeniden yayınlanıyor.

İlhan KARAÇAY yazdı:
Değerli Okurlarım,
Dört gün boyunca bölüm bölüm yayınladığım Kıbrıs Dosyası, beklediğimin çok üzerinde bir ilgi gördü.
Sadece Hollanda’da değil…
Türkiye’de…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde…
Ve Avrupa’nın birçok ülkesindeki Türk toplumu arasında…
Dosya, günlerdir konuşuluyor.
Elektronik posta kutum, yüzlerce tebrik ve değerlendirme mesajıyla doldu.
Bir ara elektronik posta sistemim, peş peşe gelen mesajlar nedeniyle yeni e-postaları kabul edemez hâle geldi.
En çok gelen istek ise şuydu: “Bu çalışmayı tek dosya hâlinde yeniden yayımlayın.”
İşte bugün bunu yapıyorum.
Çünkü bu çalışma artık dört günlük bir yazı dizisi olmaktan çıktı.
Birçok okuyucunun arşivine koymak istediği kapsamlı bir belge hâline geldi.
Dosya, yalnızca Türk okuyucuları arasında değil, diplomasi çevrelerinde de dikkat çekti.
Lahey Büyükelçimiz Sayın Fatma Ceren Yazgan, sosyal medya hesabından yayımladığı değerlendirmede, bu çalışmanın Hollanda’da yaşayan Türklerin arşivinde bulunması gerektiğini belirtti.
Daha da önemlisi, Ailelere seslenerek, “Çocuklarınıza okutun, birlikte tartışın.” çağrısında bulundu.
Bir büyükelçinin bir gazetecilik çalışması hakkında böyle bir tavsiyede bulunması, kuşkusuz benim için en değerli takdirlerden biri oldu.
(Büyükelçi Sayın Fatma Ceren Yazgan’ın değerlendirmesinin özünü, yazının sonunda bulabilirsiniz.)
Ancak dosyanın yankısı bununla da sınırlı kalmadı.
Ankara’dan gelen haberler de dikkat çekiciydi.
Güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, hazırladığım Kıbrıs Dosyası çeşitli çevrelerde değerlendirildi; özellikle belge ve tarihî kaynaklara dayalı yaklaşımı üzerinde duruldu.
Yine aynı kaynaklara göre, dosyanın ve bundan sonra yayınlanacak çalışmalarımın dikkatle izlenmesi yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Bunlar, bir gazeteci için elbette gurur verici gelişmelerdir.
Çünkü yarım asrı aşan meslek hayatım boyunca hiçbir zaman gündemin peşinden gitmedim.
Belgelerin peşinden gittim.
Kolay olanı değil…
Eksik bırakılanı yazmaya çalıştım.
Kıbrıs Dosyası da işte bu anlayışın ürünüdür.
Yaklaşık 110 sayfalık bu çalışma, aynı zamanda Hollandacaya çevrilerek Hollanda medyasına, siyasetçilerine, parlamenterlerine ve kanaat önderlerine de ulaştırıldı.
Şimdi…
Bugün, okurlarımdan gelen yoğun istek üzerine, bu çalışmayı kalıcı bir arşiv kaynağı olarak tek dosya hâlinde yeniden sunuyorum. Dilerim ki bu dosya yalnızca bugün okunup geçilmesin.
Yıllar sonra da yeniden açılsın…
Çünkü belgeler unutulmaz.
Tarih ise ancak hatırlandığı sürece yaşar.
BÜYÜKELÇİ YAZGAN’IN MESAJININ ÖZÜ

Lahey Büyükelçimiz Sayın Fatma Ceren Yazgan, Kıbrıs Dosyası’nın yalnızca bir yazı dizisi değil, gelecek nesiller için korunması gereken önemli bir tarih ve hafıza çalışması olduğunu vurguladı.
Yazgan, Hollanda’da yaşayan Türk vatandaşlarına seslenerek, bu dosyanın aile arşivlerinde yer almasını, çocuklara okutulmasını ve aile içinde değerlendirilmesini tavsiye etti. Tarihî olayların doğru kaynaklardan öğrenilmesinin, genç kuşakların geçmişi daha sağlıklı değerlendirebilmesi açısından büyük önem taşıdığını izah etti.
Büyükelçi’ye göre, Kıbrıs meselesi yalnızca 1974 yılında yaşanan gelişmelerden ibaret değildir. Kıbrıs Türkleri ile Batı Trakya Türklerinin yaşadığı acılar, Avrupa’nın uzun yıllara yayılan tarihî ve siyasî yaklaşımları dikkate alınmadan doğru değerlendirilemez. Bu nedenle, Kıbrıs’a ilişkin tartışmaların bütün tarihî süreç göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Yazgan ayrıca, Avrupa kamuoyunun ve özellikle Hollanda medyasının Kıbrıs meselesini değerlendirirken yalnızca bugünkü tabloya değil, 15 Temmuz 1974 darbesi, EOKA’nın faaliyetleri, Enosis girişimleri ve Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hukukî sorumlulukları gibi tarihî gerçeklere de aynı dikkatle yer vermesi gerektiğini belirtti. Yazgan, böyle bir yaklaşımın, daha dengeli ve sağlıklı bir kamuoyu oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Büyükelçi, Hollanda’da görev yapan Türk basınının da önemli bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekerken, Türk gazetecilerinin yalnızca kendi toplumuna yönelik haberlerle yetinmemesi; Hollanda’nın siyasetçilerine, kanaat önderlerine, akademisyenlerine ve kamuoyuna da Türkiye’nin tezlerini, tarihî gerçekleri ve Türk toplumunun bakış açısını belge ve güvenilir kaynaklarla anlatabilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bu çerçevede Büyükelçi Yazgan, İlhan Karaçay’ın hazırladığı Kıbrıs Dosyası’nın, Hollanda’da kamuoyuna yönelik gazeteciliğin başarılı bir örneğini oluşturduğunu belirterek, bu tür çalışmaların hem Türk toplumunun hafızasına hem de uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
****************
