“Hukuk, bir gün herkese lazım olabilir” sözünü çok uzun zamandır sık sık duyar olduk. Hukukun çok farklı tanımları olsa da asıl işlevi toplum düzenini sağlamaktır. Bunun için zayıfı güçlendirip güçlü ile eşit seviyeye çıkarması gerekir. Yasalar da buna göre yorumlanmalı, yargı daima mağdurdan yana olmalıdır.
Bir toplu taşıma aracında Ayşegül Terzi’ye Abdullah Çakıroğlu destekli bir tekme atmıştır. Emniyet güçleri kendisini yakalamış ve yargıya teslim etmiştir. Abdullah Çakıroğlu, savunmasında akli dengesinin yerinde olmadığını belirtmiş ve yargı tarafından serbest bırakılmıştır. Bu savunma iki şeyin itirafıdır. Birincisi böyle bir eylemi kendisinin gerçekleştirdiği, ikincisi de yeniden yapabileceğinin itirafıdır. Çok düşündüm, yargı akli dengesinin olmadığını iddia eden birini toplum içine salmakla ne mesajı vermiş olabilir diye. Sonunda toplumun akli dengesi yerinde değil kanaatine vardım ve şimdi merak ediyorum: Benim akıl sağlığım yerinde, beni ne zaman içeri alacaklar?
Meşhur davaların birinde avukatlardan öğrendik ki açılan davaların %56’sı beraatla sonuçlanıyormuş. Üst mahkemelerden dönen hükümlerin oranını bilemiyorum. İnsan hayatını derinden etkileyen savcı ve yargıçlar bu kadar sorumsuz olmamalı. Her beraat davasından sonra savcı, her yüksek mahkemelerden dönen davalardan sonra yargıç soruşturulmalı ve hatalı olanlar cezalandırılmalıdır.