‘ Bizlere hep eğri oturup doğru konuş derler, ben bugün doğru oturup, acı konuşacağım.
Bir gerçeğe göz kapamak, o gerçeği ne yok eder ne de yalan mahiyeti kazandırır. Biz kabul etmedik diye, gerçek gerçekliğini kaybedecek değildir. Yanlış bizdeyse ve yaşadığımız hayat gerçek bir İslam’ı yaşam ibaresi taşımıyorsa, savunduğumuz kardeşlik İslam’dan uzak kaldıysa, bu noktada İslam kardeşliği ve iman şuurundan bahsedip, birlik naraları atmanın, sanki birbirimizi savunuyormuşuz gibi davranmanın doğru olduğuna inanmak çok güçtür. İslam’ın tam olarak yaşanmadığı, İslam hükümlerinin geçerli olamadığı toplumlarda İslam kardeşliğinin tek vücut olması mümkün değildir. Günümüzde İslam mı? Kardeşliği oluşturur yoksa İslam kardeşliği mi İslam’ı anlamış değiliz, bu noktada o denli sarhoş olmuşuz ki neyin neyden meydana geldiğini bile idrak edemez olmuşuz. Mesela; İslam i hükümler içermeyen bir İslam kardeşliği tek vücut olur mu? Olsa da ne kadar sağlıklı olur veya fayda sağlar. Bu bağlamda bizleri ‘’sizler bir zincirin halkaları gibisiniz’’ diye buyuran Peygamber (sav)’in sözüyle bütün Müslüman kardeşlerime seslenmek istiyorum; aynı gemideyiz, birimiz batarsak hepimiz batacağız bunu unutmayın! Bugün bu geminin halen yol alıyor olabilmesi yaratıcının bize lütfettiği bir nimettir. ‘’Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir ‘’ diye bizlere buyurmadı mı peygamber? İslam-i metot ve öğretilerinden uzak bir yaşam seçmek ve yaşamak nefse daha kolay gelse de Müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmeyen, o zulüm görürken kendi nefsi arzularına boyun büken, gaflet uykusundan bir türlü uyanamayan, birilerinin belirlediği yaşam tarzını kurtarıcı olarak boynuna asan Müslüman bizimle beraber değildir diyen Peygamber (sav)’in sözüne karşı mı geleceğiz veya bu ayrıntıyı yok mu sayacağız. Erozyona uğramış biz inanan toplumların gerçek İman şuurundan uzaklaşmış yaşam tarzımızla İslam kardeşliğini beklememiz ve bunu sürekli konuşuyor olmamız aslında bizim ne kadar aciz olduğumuzun duvara asılmış bir resmi değil midir? Ne İmanı anlıyoruz nede İslami yaşamı hayatımızın odak noktası haline getiriyoruz. Yaptığımız konuşmak, yazmak ve eleştirmek. İmamı Gazali nin kendi yaşadığı dönem de ‘’eğer Muhammet (sav) ve arkadaşları bu zaman da olsalardı, Müslüman olmamız için bizimle mücadele ederlerdi’’ bile demesi günümüz Müslümanlığının ne halde olduğunun daha net bir göstergesi değil midir?
Yaşadığımız zamana bakın! Müslüman düşmanlarının hal ve hareketlerini inceleyin ve tetkik edin; Rabbin 1400 yıl önce yüce kelamı Kuran da buyurduğu ‘’ Ey iman edenler! Eğer inkâr edenlere itaat ederseniz, sizi ölcelerinizin üstünde küfre çevirirler de hüsrana uğrayanlardan olursunuz’’(Ali İmran-149) ayetini bugün eylemleşmiş haliyle yaşamaktayız. Ne yapıyorlar? Müslümanları yoldan çıkarmak ve iman şuurundan uzaklaştırmak için aralarına nifak sokup parçalıyorlar. Güçlerini kırıp tek bir vücut olmaması için ellerinden geleni sonuna kadar kullanıyorlar. Ya evcilleştiriyorlar ya da marjinalliğe itip hükmetmesi ve yönlendirmesi kolay kitleler haline sokuyorlar. Müslümanlar üzerinde her türlü taarruzu uygulayan bu içleri çürümüş ve iflah olmaz topluluklar, asıl içlerinde var olan kini gizliyorlar; çünkü içlerinde ki kin senin dinindir. Sen dininden küçücük bir temayül gösterdiğinde bütün imkânlarını sizin için seferber ederler, siz yeter ki onların istedikleri gibi (iftiracı, yalancı, düzenbaz, hain ) olun ve doğruyu inkâr edin o zaman sizi çok sever, maddi manevi her şeylerini sizin için seferber ederler. Ama kâinatın yaratıcısı olan Allah(cc) yüce kelamı Kuran’ da ‘’Allaha ve Resulüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkuya kapılıp gücünüzü kaybedersiniz, sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir’’(Enfal-46) buyuruyor. O zaman bu korkumuz nedir? Her şeyin sahibi olan o büyük güce güvenip itaat etmekten bizleri alıkoyan ne?
Ey hırsının, Kapitalizmin ve beş para etmez demokrasinin müptelası olmuş Müslüman, hala akıllanmayacak mısın? Hala uyumaya, hala bölünmeye devam mı edeceksin? Evcilleştirilmiş yabani hayvanlar gibi doğana aykırı mı hareket edeceksin? Ne zaman kıyama kalkacaksın? Seni bu gaflet uykusunda tutan şey ne? Sana tebliğ edilen o imana ne zaman boyun eğeceksin? Kendini kaybetmişsin. Aile birliğini kaybetmişsin. Çevreni kaybetmişsin. Kimliğini kaybetmişsin. Şimdide dinini kaybetmek üzeresin, neyi bekliyorsun? Ne zaman teşbih tanesi gibi dağılmış bu Müslüman toplumları bir araya getirecek iman şuuruna kavuşacaksın? Ey Dünyada ki leş yığınının peşine düşmüş politikacılar, hak ile batılı birbirinden ayırmaya korkan ilim sahipleri, sadece geveze kuşlar gibi konuşup hiçbir icraat yapmayan aydınlar ve her ortamda kendilerini meth edip bir türlü birlik olmayan cemaatler ne zaman silkinip kendinize geleceksiniz? Bu ümmet perişan, bu ümmet kan ağlıyor, bu ümmetin gerçek lideri kim, zulüm kapılarında birer nöbetçi olmuş, sokaklar ölüm kusuyor görmüyor musunuz? Vicdanlarınıza sesleniyorum artık kıyama kalkın, bir direniş gösterin, bırakın bu anlamsız çekişmeleri, bitirin artık bizdendir değildir kavgasını, şimdi tek vücut olma vaktidir. Şimdi Rabbimizin bize buyurduğu ayetlerde olduğu gibi olma vaktidir. . Bugün, gün bedir günüdür, bugün ebrehe’ nin ordusuna karşı bir hendek mücadelesi verme günüdür. Bugün imanından vaz geçmeyen Yasir (ra), ve karısı Sümeyye (ra) gibi şuurlu olma günüdür. Bugün yeniden bir olup, omuz omuza Kâbe’ye doğru Mekke sokaklarında yürüme vaktidir. Bugün yeniden Asr-ı saadete dönme vaktidir.
’’ Ey iman edenler! Kendilerinizden (din kardeşlerinizden) başkalarını dost edinmeyin, çünkü onlar (kâfir ve fa sıklar) size fenalık etmekten asla geri kalmaz, sıkıntıya düşmenizi beklerler. Kin ve nefretleri sözlerinden bellidir. Sizlere kalplerinde gizledikleri öfke daha da büyüktür, düşünesiniz diye biz size ayetleri açıkladık’’(Ali İmran-118).
‘’Başkalarına yenilen sadece mağlup olur, fakat nefsine yenilmiş Müslüman her iki yaşamda da rezil olur.
Saygılar