Ergenekon, Balyoz, Şike vb. davalar, yargıya müdahale ile ortaya çıkmış davalardır. Orduya kurulan kumpaslarla ordu yeniden şekillendirilirken “savcılık” iddiasında bulunulurken Şike davasında çatlak sesler cılız da olsa çıkmıştır. AKP-fetö yoldaşlığının ilk ayrılma işaretleri –sanırım- bu davayla görülmeye başlanmış, fetö’ye dizgin vurulmaya çalışılmış olmalıdır. fetö de misilleme olarak Oslo görüşmelerini basına sızdırmış, sonrasında da MİT müsteşarını da yargılamaya çalışmış gibidir.
Bugün, fetö’nün ihanetleri bir bir ortaya çıkmaktadır. fetö her ne yapmışsa AKP ile birlikte yapmıştır.
Yargıya müdahale, bu ülkeye 15 Temmuz’u yaşatmıştır.
1 Eylül adli yılın açılışıdır. Açılış töreninin Saray’da yapılması, başlı başına bir yargıya müdahale iken “elinizi çabuk tutun” direktifi de üstüne eklenmiştir. Bu tür yargıya müdahaleler önünde sonunda yeni 15 Temmuzlar çıkaracaktır. Anlaşılan yaşanılanlardan hiç ders alınmamıştır. Hâlâ başkalarını dinlemiyorlar. Başkalarını bırakın, kendilerini bile dinlemiyorlar.
Allah beterinden korusun!