Ne ala, ne ala… Hukuk ve anayasa bekçilerimiz, hukuku tanımadıklarını koca Meclisimizden tüm dünyaya duyurdular.
Bir zamanlar Hz. Muhammed’in (sas) Mekke’nin fethi sırasında gurura kapıldığını ve Allah tarafından uyarıldığını da iddia eden içişleri bakanımız Efkan Ala;Hiç bir anayasal kurumun millet egemenliğini kullanma yetkisine sahip olmadığını, böyle bir yetkiyi tanımadığını söylemiş.
İç işleri bakanımız Efkan Ala; „Bu anayasanın kötü bir anayasa olduğunu söylememize engel bir durum yok, olsa da tanımıyoruz“ diye konuşmuş.
“Tanımıyoruz”!… …diyor sn. iç işleri bakanımız.
Himmm…”yumruğu indirdiğimde” görürsün!…der gibi nara ya benziyor. Sanki meclis değil de; biraz Tophane, biraz Kasımpaşa… Ya da Harlem gibi bir şey…!
Eh… Ne diyelim ki. Hukukun ve anayasanın bekçilerinin tanımadığı hukuk düzenini, sokaktaki insan neden tanısın ki? Şiddet yukarıdan aşağıya doğru, freni olmayan kamyon gibi geldiği bir ülkede, hangi hakimden, savcıdan; yada, normal vatandaştan hukukla ilgili adalet bekleyebiliriz?
Siyasi mi oldu? Yok, hayır! Buna siyasi oldu diyenler, hukuksuzluğu peşinen kabul edenlerdir. Devletin ciddiyetinin ne olduğunu anlamayanlardır. TBMM meclisi at pazarı değildir.