Bir çok şey söylendi kurulduğundan bugüne. Hiç bir şey engel olamadı bu hızla ve kararlılıkla ilerleyen sisteme. Rahmetli Erbakan Hocanın siyonizme karşı taktiği adı altında bir oluşum, ülke yönetimine talip olmuş, ilk girdiği seçimle zaferle ayrılarak, hükumeti kurma görevini seçmenden almıştı. Geçen zaman süresi içerisinde bir çok işbirliği içerisinde oldular. Siyaset-en bu işbirliklerine alışığız, bunda herhangi bir sakınca yok. Dereyi geçene kadar ayıya dayı demeyi kabullenmiş bir milletiz. Ya da nabza göre şerbet vermeyi! Yaşadığımız hain darbe girişimi sonrası bu birlikteliklerde kopmalar, gönül kırgınlıkları hatta bazı şaşkınlıklar da oluşmadı değil. Bazılarına göre bu bir tiyatro, bazılarına göre hain darbe girişimi, bazılarına göre ise devletin temizlik operasyonu. İşin aslının ne olduğunu belki 50, bel ki de 100 sene sonra öğreneceğiz. Belki de yarından da yakın zaman da, kim bilir?
Geldik çattık Sayın Erdoğan’ın yorulan bıraksın sözlerine. Neden çünkü dile kolay onca engele, onca müdaheleye rşı yıkılmamış, @ muhtıra karşısında güçlenmiş, halkın nabzını iyi tutarak hep güçlenmiş. Süreç sonunda yıpranmamak ve güç kaybetmemek için kendisi de yorulmuş bırakmak için fırsat doğmuş. Ama bu süreçte sadece milletten özür, Allah’tan af dilemek ile işin içinden kolayca sıyrılmak tercih edildi. Neden? Madem bu bir ekip işi ekipte yorulanlar, şımaranlara, mental yorgunluğa ulaşanlar kibarca el çektirilecekse, hesabı sorulamayacaksa, sormazlar mı? sende bu ekibin başı değilmisin.
Değişimin ilk adımları, yani metal yorgunluğunun ana kademe değişiklikleri; il başkanları, ilçe başkanları, mahalle başkanları, ilçe belediye başkanları, belediye başkanları, büyükşehir belediye başkanları; il, ilçe, teşkilat yöneticileri, meclis üyeleri, şeklinde sonlanacaktır. Millet vekilleri ve bakan düzeyinde herhangi bir görevden almanın söz konusu olacağını sanmıyorum. Saadet Partisinin Milli Gençlik vakıfları ile, Has Partinin kurucularının başı çektiği yeni yol arkadaşları ile devam edecekler. Seçimle birlikte her şey oldu bittiye getirilecektir. Bu sefer başarabilirlerse artık yıkılmaz olma ihtimalleri yüksek. Şimdi tek başlarına kaldılar, eski ortaklarının taktikleri ile nereye kadar ilerler kestiremiyorum. Kopyala- Yapıştır yöntemi başarılı olursa 2019 sonrası bu ülkede artık eski dönem siyasetten eser kalmayacak.
Yeni dönem siyasette biz ne yapabilir, hangi safta durabiliriz, bu gün itibari ile bunu söylemek çok zor. Ülke içerisindeki memlekete sevdalılarının arayış içerisinde olduğunu gözlemlemekteyim. Çıkış yollarını büyük bir gayretle aramaktalar. İzledikleri yollar çok pasif. Bu kafayla eski model siyaset ile çıkış yolu bulmak neredeyse imkansız. Gelenekçiler ile yenilikçilerden oluşan yeni bir ordunun kurulması şart. Koray Aydın’a bu süreçte üzüldüm. Almış olduğu kararı açıklarken zorlandıysa kabul ederken nasıl zorlanmıştır Allah bilir. Onu da siyasi hayat bir çırpıda harcadı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 rakipleri: a) Kemal Kılıçdaroğlu, b) Meral Akşener, c) Devlet Bahçeli olacaksa 2023’e kadar Erdoğan ile siyasi yaşama alışmaya çalışsak iyi olur.
ATLET
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ana Muhalefet liderinin beyaz atletini gündeme aldıysa, bu ülkeye vereceği siyasi hizmetin artık sona doğru yaklaştığının ilk resmi adımıdır! Hayırlı uğurlu olsun.
