Türklerin Üvey Evladı Türkçe 6
Selçuklu’nun resmi dili Farsça, Osmanlı’nın resmi dili karma bir dildir. Bu devletlerin ömür süreleri yaklaşık 1000 yıldır. Bu bin yıl boyunca Türkçe iktidar olamamıştır. Bu yüzden devletten geçinen aydınımsıların Türkçe gibi bir sıkıntıları hiç olmamıştır. Bin yıl boyunca dile sokulan on binlerce kelimenin Türkçeye uyup uymadığına bakılmamış, orijinal haliyle alınmıştır. Cumhuriyet döneminde Türkçeleştirme çalışmaları yapılmış ama yine dilin özellikleri göz ardı edilmiştir. Yabancı kelimelerin yerine Türkçe veya Türkçemsi kelimeleri getirerek sorunun çözüleceği sanılmıştır. Halbuki dillerde kelimelerin değil, bu kelimelerin nasıl kullanılacağı önemlidir.
Dillerin kullandığı sesler, bu seslerin özellikleri; dillerin kuralları ve eğilimleri dillerin temelini oluşturur. Bu temellerden uzaklaştıkça o dili konuşanların anlaşmaları zorlaşır. İşte bugün Türkçenin yaşadığı tam budur. Türkçe konuşanlar, birbirleriyle Türkçe anlaşamamaktadırlar. Aynı coğrafya içinde olanların bile kavram kargaşasına düşmüş olması bundandır.
Büyük Ünlü Uyumu:
Bir kelime ince ünlüyle başlamışsa ince, kalın ünlüyle başlamışsa kalın ünlülerle devam eder. Bu kuraldaki devam kelimesi, bu kurala uymaz. Türkçeye “devem” diye girmeliydi ki bazı ağızlarda zaten böyledir.
Şimdi bildiğimiz kelimeleri gözden geçirelim, kaçı bu kurala uyuyor? Şüphesiz ki Türkçe kökenli kelimeler (bozunmuş birkaç kelime dışında) uyuyor. Yabancı kökenlilerin neredeyse yarıdan çoğu uymuyor. İşte, Türklerin dillerine verdiği değer!
Kurulan devlet sayısı, hakim olunan coğrafya dikkate alındığında dünyada bir milyar civarında Türk yaşıyor olması gerekir. İki yüz milyon zor toplanıyor. Bir zamanlar Türk yurdu olan coğrafyalarda bile neredeyse hiç Türk yok. Neden? Pek tabii ki Türklerin Türkçeye verdiği –daha doğrusu vermediği- değerden. Önce dillerini kaybediyorlar, sonra kimliklerini. Hakim oldukları Anadolu’da bile Türklüklerini kaybetmiş milyonlar vardır.
Azerbaycan Türkçesini zaman zaman Azerbaycan televiziyasından takip ediyorum. Yıllar geçtikçe daha az anlıyorum. “Ben Azerbaycan Türküyüm” diyen Azerbaycanlılara soruyorum: Sizin diliniz Azerbaycan Türkçesi mi, Azerbaycan Farsçası mı? Bir millet, iki devlet derken farklı bir millete devşiriliyorsunuz, farkında mısınız?
“Türkçe konuşanlara Türk denir.” Bu tanım, Türklerde başka ortak özellik bulamayan tarihçilere aittir. Yüzde yüz katlıyorum ve “ne kadar Türkçe konuşuyorsanız o kadar Türksünüz” diyorum. Nizam-ı Alemciler, adınız bile Türkçe değil. Ana dilleri bile düzensiz olanlar aleme nasıl düzen getirebilirler?
Ben Kenan Aydın, bunları tarihe not düşmek için yazdım. Belki yüz yıl sonra değeri anlaşılacaktır. Bugün itibarı ile hakaretlerime bile cevap alamadım. Belli ki bundan sonra Türklerden yalnızca ırgat olabilecektir. Baksanıza Türkleri korumaya çalışanlar, Türk soylu olmayanlar.
Ey Türk! Titre, kendine dön!
