
Tarihler bir çoğunuzun bildiğinin aksine bir rakam veya sembol değil aynı zamanda birden fazla hikayenin başlığıdır. Bugün milyonlarca kişi evlenip en mutlu günlerini yaşarken milyonlarca kişi ise sevdiklerini kaybedip en kötü günü olan bugüne lanet etti.
Zamanı durdurmaya kimsenin gücü yetmez. her birimiz tarihleri ve mekanları belli olan bir senaryoda bize verilen rolleri oynuyoruz. Aklımızda ki tek şey gelecek ve ondan beklediğimiz şeyler.
Bugünün başlığı 05.03.2018 bundan 100 yıl önce insanlar bu tarihe gelecek diyordu.
- Savaşlar henüz yeni yeni bitiyordu. Osmanlı 1. dünya savaşını kaybetmişti. insanlar evlerinde oturup ölmeyi, belki de köle olmayı hayal ediyordu. Umutları kalmamıştı çünkü onlar 19.05.1919 adlı hikayeyi henüz bilmiyorlardı. Mustafa Kemal adında asi bir komutanları vardı o zamanlar. Onların gelecek bizim ise geçmiş dediğimiz günlerde önemli işler başaran artık asi değil ulu bir önder olmuştu 19.05.1919 adlı hikayede Mustafa kemal komutan.
- GÖLCÜK
- İmar ve İskân Bakanı Haldun Menteşeoğlu konut sorununu dile getirdi ve “İstanbul 8 milyona çıkarsa ne yaparız?” dedi.
Başlığı yer aldı yine bir gazetede. henüz daha 2 milyon nufusu olmamış istanbul için. onlara endişe veren bizeyse komik gelen bu rakamlarla.
- GÖLCÜK
1998
Bu tarih daha tanıdık bir geçmiş öyle değil mi? Bu belki senin doğduğun, belki bir arkadaşının, belki oğlunun belki de torununun doğduğu bir yıl. Belki de bir sevdiğinizi kaybettiniz bilemem.
Emin olduğum tek şey o yıl kimse onlara anlatılmamış olan 17.08.1999 adlı korkunç hikayeyi tahmin bile edemezdi.
- GÖLCÜK
Bu hikayemizin yazıldığı
Tarih: 05.03.2018
Yer: GÖLCÜK
Biz bizden önce yaşayanların geleceği, bizden sonra yaşayanların geçmişiyiz.
Peki ya bizim geleceğimizde ne olacak?
Bu tamamen bizim elimizde.
Günümüzde Birleşik arap emirlikleri, Çin, Amerika ve Rusya başta olmak üzere birçok ülke Marsa koloniler yollamaya hazırlanıyor.
Mars da dünya gibi insanların yaşadığı bir gezegen olarak ilerleyen zamanlarda akraba ziyaretlerine gideceğimiz belkide bazılarımızın taşınıp orada yaşayacağı bir gelecek var.
Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarda basılıp nakli yapılabilen organlar var ve bu teknolojinin gelişmesiyle birlikte ilerleyen zamanlarda daha sağlıklı bir gelecek daha var.
Kuanum bilgisayarların uzay ve evrenin bilinen en güçlü hesaplama gücüne ulaşmış olduğu günümüzde artık her şeyin çok daha hızlı ve çok daha kolay gelişeceği bir döneme girdik. Dolayısıyla sonsuz hesaplama kapasitesine sahip bir geleceğimiz daha var.
A.L.M.A Teleskobu ve niceleri sayesinde 1 günde insanlık tarihindeki tüm bilgilerden 1.8 kat daha fazla bilgi toplanabilen ve karamaddenin keşfedildiği günümüzde bilgiye milyonlarca kat hızlı ulaşabildiğim bir geleceğimiz daha var.
Sözün özü. günümüzde bu saydıklarımın dışında.
Düşünülen anıları ekranlardan izlemeyi sağlayan “insan zihnine yolculuk projesi”, dünya devi şirketlerin bile hazırlık yaptığı “uzay madenciliği”, bazıları tamamlanmış ve test aşamasında olan “beyin gücüyle çalışan teknolojiler”. Gibi daha nice gelecek var.
Belki de artık gelecekte bizi bekleyen şeylerin neler olduğunu değil de bizi beklemekte olan geleceğimiz için neler yapabileceğimizi düşünmenin zamanı gelmiştir.
