Ellerinde olimpiyat meşalesi gibi yanan ve gözü kör edercesine parıl parıl parlayan demokrasi meşaleleri vardı.. Bir zafer sarhoşluğu edasıyla karşıladık gelişlerini..Birbirimizi yedik bitirdik gelmeleri için .. Bizler , kendi içimizde bir türlü bitmek bilmeyen sorunlarımızı çözmeleri için, hak ettiğimiz evrensel standart değerlere ulaşmamız için bekledik gelmelerini .. Ve bu uğurda teslim ettik her şeyimizi… ne için geldiklerini biliyoruz sandık ama ne istediklerini asla…
Meşaleler sönmeye başladıkça gördük içine düştüğümüz durumu …. Oscar ödüllerine layık seneryoluk oyunu..Ardı arkası gelmeyen göz yaşı, kan ve bozgunu…
Kelime kökeni barış olan bir dinden nasıl bu kadar tezat anlamlı kelimeler türetilir aklım almıyor .. Ve oluşturulan müslüman algısı… Müslüman = geri kalmış, kendini yönetemeyen, öldüren ,öldürülsede insani bi değer taşımayan ….Bu algının oluşmasında ve yerleşmesindeki en büyük faktör de islam dünyasına aittir. İslamın temelini oluşturan Kuran bir yabancı dil gibi algılanıyor .. Dünyanın her yerinde yazılışı aynı ama içinden çıkartılan anlamlar farklı…Şuan dünyanın bir çok sözde islam ülkesinde Hasan SABBAHın bundan bin Sene önce kurduğu bir düzen var.. Kimi yerde sözde bir şeyh temsil ediyor , kimi yerde bir yamyam, kimi yerde bir devlet başkanı , kimi yerde petrol bakanı.. Bütün bunların hepsi aslında tek bir şeyi yapıyor. Şahsi menfaatlerini inandığı dinin bile üzerinde tutarak , inanmış insanları , kendi inandığı gibi inandırarak saltanatlarının ömrünü uzatıyor …
Tek bir kurtuluş var oda müslümanların islamiyeti yeniden keşfetmeleri lazım..umarım en yakın zamanda gerçekleşir..aksi halde ne üstümüzden bomba eksik olur ne de gözümüzden akan yaş……
