Eskiler bililer, rahmetli Demirel 6 kere gitti 7 kere geldi. 40 sene bu aziz millet kendisine tahammül etti. Sonra ne oldu arayan soran, hatırlayan eden yok. Allah rahmet eylesin ekmeğini yedik diyenden başka da rahmet okuyanı yok! Kendisine bir ara yaptığı hizmetlerden dolayı mehti bile dendi. Beklenti o ya! Gelecek nasılsa bir gün. İşler iyice kötüye gidecek, bir kurtarıcı sonunda gelecek. Şimdi ahir zamanda olduğumuz için siyasi bir liderin gelme ihtimali zayıf. Gelse gelse bir iyi siyasetçi gelir, durumu toparlamaya çalışır, başarabilirse ala, başaramazsa yandı gülüm keten helva. Siyasi konjoktür değişimin sinyallerinin en şiddetlisini 2019 ila 2023 yılları arasında yapacak. Bu sürece göre, bazı maddi ve manevi sıkıntılar yaşanacak. Hasarın milletimiz tarafından sineye çeklip hafif şiddetle atlatması beklenen en iyi ihtimal. Çünkü milletimiz benim başıma ne gelirse gelsin önemli değil, ancak devletimin başına bir şey gelmesin demektedir. Bu bizim bir devletçi millet olduğumuzun göstergesidir. Evet doğrusuda budur. Bizim maddi ve manevi yaşadığımız sorunların gerçekten de önemi yoktuR, GELİR VE GEÇER. Ancak söz konusu devlet olunca milli duygularımız 50 adım önde gider bizim. Elhamdulillah bu inancımızın en güzel semerisidir. Ahiret hayatımızda inşallah karşımıza çıkan amellerimizden olur. İnanıyorumda tarih boyunca milletimiz ve devletimiz için yaptıklarımız kat ve kat fazlasıyla karşımıza çıkacaktır.Bu milletin sesiz olduğunu düşünenler, durumundan vazife çıkarmaya kalkışmasınlar. Zaman en iyi ilaçtır. Sürecin zahmet mi rahmet mi getireceği bilinmez. Bizim şuan için karşımıza çıkacak olanlar, geçmiş dönemde ektiklerimizden başkası olmayacaktır. Atalarımız ne güzel söylemiş; ne ektiysen onu biçersin.
Şimdi millet olarak çok genç bir devletin mirasçılarıyız. Cumhuriyet rejimi ile birlikte b ir çok sorunla karşı karşıya kaldık. Nüfus oranından, eğitime, eğitimden askeri kademeye, askeri kademeden ekonomiye, sağlık ve tarımsal konular yanında sanayi devrimi ile de ülkemizi ayakta tutacak sağlam temellerin atıldığı dönemlerde birbirimize kenetlenmiş, yemeden içmeden gece gündüz mileltimiz için çalışmışız. Bütün bunlar olurken de hem içerden hemde dışardan bir çok siyasi, askeri ve ekonomik olarak baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalmışız. Yılmadan usanmadan hem bu sorunlarla hemde kalkınma hamlesi içinde olduğumuz sorunlarla hep birlikte mücadele etmişiz. Bütün bunları neden yazdım; 2017 yılı itibariyle başlayan ekoomik dalgalanmalar nedeniyle benzin ve doların başını çektiği kriz, halkın ekonomik durumunu derinden sastı. Alım gücünü halk iyice kaybetti. Çarşı pazar ateş pahası. Zorunlu ihtiyaçlar ve temel gıda maddeleri dışında ekonomi harekt etmiyor. Ekonominin can damarı denilen inşaat, turizm, sinema sektörü durma noktasına geldi. Hükumet, yarıda kalan işler bitttiğinde yeni proje yapmayın diye sert uyarılarda bulundu. Ne hikmetse bu durumu fırsat bilen bazı Allah’tan habersizler zam üstüne zam yaptı. Yol parasından tutunda mobilya ve araç alım satımına kadar herşey pahalandı. Bizim bizden başka dostumuz yok. Gidecek başka ülkemizde yok. Zaten biz bu duruma düşecek millet de değiliz. Bir yandan içimize sokulan Suriyeli komşularımız, ortadoğu projesinin bir oyunu olarak karşımızda duruyor. Duygu sömürüsü yapmanın alemi yok. Amerika orada bir pilot devlet kurmak istiyor. Rusya ise bölgede kendine ne koparırım derdinde! Esad kendi konumunu korurken, Türkiye içinde halk ekonomik gücünü ve en önemlisi moralini kaybediyor. İnaçların ve samimiyetin geçmişten getirdiği kadim dostluklar siyasi hamlenin son döneminde iyice zarar gördü. Hatıra binayen ve geçmişe dönük kadim dostluğun hatırı ne kadar sürer bilinmez. Birlik ve beraberliğimizin yeniden tesis edilmesi için bir manevi elin içimize dokunması gerekiyor. Yoksa durum hiçte iç açıcı değil.
Son olarak, evet siyaset gereklidir ancak, her şey değidlir. Son dönemlerde AKP’ye mi geçiyorsun sözlerine de bu vesileyle açıklık getirmiş olayım. Yayıncı kuruluşumuzun temsilcisi olarak, bizleri davet eden kurum ve kurum temsilcileri ile, siyasi iradenin temsilcileri ile temaslarda bulunuyoruz. Ne hikmetse en çok eleştirdiklerimiz bizi adam yerine koyup geliyor! Kendileirne bu vesile ile bu köşeden birkez daha teşekkür etme şansım oldu.
