Bir süredir siyasi yazılar yazmamaya özen gösteriyordum. Sayın bakanın asgari ücretle dalga geçer gibi “2002’de 90 aylık asgari ücretle bir otomobil alınıyorken bugün 42 asgari ücretle bir otomobil alınıyor” demesiyle sayın bakana ekonomi dersi vermek şart oldu.
- 2002’den bu yana üretim teknolojilerinin gelişmesiyle üretim maliyetleri düşmüştür. Dolayısıyla otomobil fiyatları da reel olarak ucuzlamıştır. Sayın bakanın bu teknolojilerin gelişmesinde ne gibi katkıları olmuştur? Hiç. El şeyiyle… Tövbe tövbe.
- Eğer babadan musluk akmıyorsa veya başka başka yerlerden hatırı sayılır bir akar yoksa hiçbir asgari ücretli otomobil satın almayı düşünmez, düşünemez. Otomobil fiyatlarının düşmesi ya da kalkması bir asgari ücretlinin umurunda olmaz ama her asgari ücretlinin cebinde bir cep telefonu vardır. Cep telefonu ihtiyaç değildir, diyebilir misiniz? Ekonomi büyüdükçe temel ihtiyaç maddeleri hem çeşitlenir hem de miktarı artar. Bir asgari ücretli, dün evinde bile telefon yokken bugün bir cep telefonu taşımak zorundadır. Fazladan bir cep telefonu artı cep telefonu faturası paraları cebinden çıkmaktadır. İşte büyümenin etkisi böyle bir şey. Hiç enflasyon olmasa bile sırf büyümeden dolayı ücretlerin arttırılması gerekir. Aksi takdirde ücretliler fakirleşir.
- 2002’den bu yana Türkiye 2,09 kat büyümüştür. Her asgari ücretli bugün 2002’ye göre sıfır enflasyon ortamında büyümeden dolayı 200,56 TL fazladan harcamak zorundadır. 2002’deki gibi yaşayabilmesi için ücretinin en az 384,56 TL olması gerekir.
- 2002’den bu yana enflasyon 7,52 kat olmuştur. Buna göre 2002’de 184 TL olan asgari ücretin bugünkü karşılığı 2891,90 TL’dir. Halbuki 1603 TL olarak belirlenmiştir. Başka bir deyişle asgari ücret 1288,90 TL eksiktir. İşte bu eksik kısımla 52 ayda bir otomobil alınabilir.
Siz asgari ücretliyi bırakın zenginleştirmeyi, 2002’yi arar duruma getirmişsiniz.
NOT: Ücretlerin enflasyon artı büyüme oranında arttırılması fikrinin fikir babası benim. Diğerleri benden intihaldir. Bu yüzden yukarıdaki yazının benzeri başkası tarafından yazılmamıştır. Umarım, muhalefet de buradan kendine bir ders çıkarır.
