Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı “Farklı Ama Eksik Değil…” Projesi Bilgilendirme Çalışmasını, İzmit Yürüyüş Yolunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ile birlikte vatandaşları bilgilendiriyor. Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Tura ve öğrencileri Kocaeli Okuyor Tv kanalına canlı yayında açıklamalarda bulundu. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her toplumda oldukça yaygın, çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarını konu alan eğitim çalışması, İzmit yürüyüş yolu fevziye camii karşısında gerçekleşti. Vatandaşların, eğitim içeren bilgilendirme programına yoğun ilgi gösterdiği dikkatlerden kaçmadı.
Video Link: https://www.facebook.com/kocaeliokuyortv/
Üniversite öğrencileri ve Öğretim Üyesi Gülşah Tura tarafından hazırlanan eğitim çerçevesinde, halkın bilgisine sunulmak ve farkındalık oluşturmak için hazırlanan broşürde şu bilgilere yer verildi: 
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu nedir?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her toplumda oldukça yaygın, çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarındandır. En çarpıcı belirtileri: dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve ataklıktır (dürtüselliktir). Ele avuca sığmazlar. Hiç tükenmeyen enerjileri vardır. Tehlikelere aldırmaksızın bütün gün koşuşturabilirler. Dikkat süreleri kısadır. Başladıkları işi bitirmeden bir diğer etkinliğe geçerler, yoğun dikkat gerektiren görevleri sevmezler ve reddederler. Çok sık eşyalarını kaybederler ve düzensizdirler. Çok konuşurlar, sırasını beklemekte güçlük çekerler, sorunun bitmesini beklemeden hemen yanıtını verirler.
DEHB’nin başlangıç yaşı kaçtır? Belirtiler ne zaman ortaya çıkar?
Genellikle 3–4 yaşlarında kendini belli eder. Ancak tanılama süreci ilkokul döneminde öğretmenlerin çocuğu fark etmeleri ve aileyi ‘Çocuk Psikiyatrisi’ne yönlendirmeleriyle başlar. DEHB tanısının konulabilmesi için temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az iki ortamda görülmesi (ev, okul) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması gerekmektedir.
DEHB’nin nedenleri nelerdir? Çocuk yetiştirme tarzımızla ilişkisi var mıdır?
DEHB’nin tam olarak nedeni bilinmemesine rağmen, bu bozukluğun oluşunda kalıtım, beyindeki yapısal işlev farklılıkları ve çevresel faktörlerin rol oynadığı sanılmaktadır. Çevresel nedenler DEHB’nin oluşumuna doğrudan neden olmaz; ancak genetik yatkınlığı olan bireylerde riski attırır. Aşırı hoşgörülü veya aşırı disiplinli çocuk yetiştirme tarzı sorunların çözümünü zorlaştırırken, demokratik, çocuğun gereksinimlerini anlayan, ilgili ve sevecen çocuk yetiştirme tarzı tedavi sürecinde olumlu rol oynamaktadır.
Her hareketli veya dikkati dağınık çocukta DEHB var mıdır?
Çocukluk çağı genel özellikleri itibariyle enerjik ve hareketli bir dönemdir. Ancak DEHB’li çocuğun hareketleri amaca yönelik değildir. Tehlikelere aldırmadan, bitmek bilmeyen enerjiyle koşuşturup dururlar. Çocuğun hareketliliğinde kendi yaşıtları ile karşılaştırıldığında belirgin fark görülür, ev ve okul ortamında ciddi sorunlara yol açmaktadır. Belirli bir işe odaklanma süreleri yaşıtlarına göre daha kısadır. Çoğunlukla unutkandırlar, oyuncak ve eşyalarını kaybederler. Dürtülerini kontrol edemedikleri için arkadaşlık ilişkileri zayıf ve sorunludur. Sırasını bekleyemedikleri için arkadaşları ile oyun oynarken sorun yaşarlar. Ancak çocuğun aşırı hareketliliği, huysuzluğu, huzursuzluğu ve dikkat dağınıklığı her zaman DEHB ile ilişkili olmayabilir. Çocuktaki bütün bu davranış özellikleri, çocukluk çağı depresyonu, yakın bir zamanda sevdiği birini kaybetme vb. durumlarla ilişkili olabilir.
DEHB’nin tedavisi var mıdır?
İlaç tedavisi, davranış tedavisi ve anne-baba eğitimi bilinen en etkili ve en yaygın kullanılan yöntemlerdir.
DEHB’li çocuğuma nasıl davranmalıyım?
- İlk olarak bozukluk ve tedavileri hakkında konunun uzmanlarından bilgi alın, belirlediğiniz etkili ve uygun tedavi yaklaşımını birlikte yürürlüğe koyun.
- Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin. Unutmayın ki DEHB çocuktaki bir yaramazlık değil, psikiyatrik bozukluktur.
- Bu çocukların enerjilerini atmaya ihtiyaçları vardır. Onları spor etkinliklerine yönlendirin.
- Basit ve açık kurallar koyun. Bu çocukların hareketliliklerini ve dürtüselliklerini kontrol edebilmeyi öğrenebilmeleri için sınırlara ve kurallara ihtiyaçları vardır.
- Bu çocuklar sık sık başarısızlık duygusu yaşadıkları için kendilerine güveni azdır. Olumlu bulduğunuz davranışlarını ödüllendirin.
- Evde her şeyi programlı olsun. Uyku, yemek, ödev gibe durumların zamanını birlikte belirleyin ve uyun.
- Anne-baba olarak çocuğa karşı davranışlarınızda tutarlı olun. Çocuğun neyi yapıp neyi yapamayacağını bilmeye ihtiyacı vardır.
- Çocuğunuza sadece yapmamasını istediğiniz şeyleri değil, yapmasını istediğiniz şeyi söyleyin. Örneğin; “Kapıyı sert kapatma” değil “Kapıyı yavaşça kapat”.
- Çocuğunuzla konuşurken göz göze gelin, kelimeleriniz açık ve net olsun.
ÖZEL ÖĞRETİM GÜÇLÜĞÜ
- DİSLEKSİ(OKUMA GÜÇLÜĞÜ)
Disleksi, genellikle ilkokul yıllarında ortaya çıkan kişilerin okuma ve okuduğunu anlama becerisi başta olmak üzere akademik hayatını doğrudan etkileyen bir güçlüktür. Disleksi bilginin beyin fonksiyonları tarafından işlenmesi ile ilgili bir mekanızmadır. Biyolojiktir yani genetik olarak aktarılır.
ÇOCUĞUN DİSLEKSİ OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR?
Öncelikle çocuğun disleksi olup olmadığına mutlaka bir uzman karar vermelidir. Çünkü disleksi belirtileri gibi görünen semptomlar aynı zamanda başka bir bozukluğa da işaret edebilir. Çocuğun edindiği bilgileri kısa sürede unutması hem dikkat eksikliğinin hem de disleksinin belirtisidir. O yüzden mutlaka bir uzmana başvurulmalı ve gereken gözlemler detaylı yapılmalıdır. Sizi şüpheye götüren durumlar ise şöyle sıralanabilir:
- Okuma yazma öğrenmede zorlanma
- Hatalı okuma
- Konuşurken şey, yani gibi ifadeleri sıklıkla kullanma ve kendini ifade etmekte zorlanma
- Atasözleri ve deyimleri öğrenememe
- Soruları anlamakta zorlanma veya okuduğunu anlamama
- Yönerge takibinde zorlanma
- Sağ-sol, dün-öbür gün, ileri-geri, ön- arka gibi zıt kavramları birbirine karıştırma
- Alfabeyi öğrenmede güçlük
- 2. DİSGRAFİ (YAZMA GÜÇLÜĞÜ)
Özellikle ilkokul yıllarında fark edilen bir güçlüktür. Okunaksız el yazısı belirtilerin başında gelmekle beraber disgrafi olan çocuklar aşağıdaki belirtileri göstermektedir:
- Sayıları ve harfleri ters yazma
- Yazı yazarken bazı sesleri yazmama ( “portakal” yerine “portkl” gibi )
- Kelimenin ortasında bazı harfleri büyük harfle yazma ( “aRaba” gibi )
- Yazım ve noktalamaya dikkat etmeden yazma
- Kelimelerin arasında boşluk bırakmadan yazma
- DİSKALKULİ( ARİTMETİK BOZUKLUĞU)
Bu zorluğu yaşayan çocuklar diskalkuli ile baş başa demektir. Diskalkuli yaşayan bireylerin ortak özellikleri ise şu şekilde sıralanabilir:
- Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini yapmakta zorlanırlar.
- İşlemlere ters yönden başlarlar.
- Ritmik sayma yaparken zorlanırlar.
- Çarpım tablosunu öğrenmekte güçlük çekerler.
- Eldeli toplama işlemi yaparken eldeleri unuturlar.
- Öğrendikleri bilgileri çabuk unuturlar.
ERKEN TANI VE MÜDAHALENİN
Risk grubunda yer alan çocuklar okul öncesi dönemde destekleyici programlar sayesinde gelecek yaşlarda tanılanacak semptomları büyük oranda azaltırlar. Erken müdahale programlarının içeriği çocuğun gelişim düzeyine uyacak şekilde planlanmalı ve ince motor, dikkat, bilişsel yetiler ve sosyal becerileri kapsaması gerekir. Erken müdahale programı okuma-yazma becerilerinin geliştirilmesi ve yaşından beklenen akademik desteğin verilmesi şeklinde planlanır.
Erken müdahale çocukların yalnızca akademik olarak değil duygusal ve davranışsal olarak da kendilerini iyi hissetmelerini sağlar.Çünkü erken müdahale programı sayesinde çocuk yaşıtlarından geri kalmaz.
ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
Disleksi gibi özel öğrenme güçlüklerinde özel eğitim yöntemlerinin kullanılması bu sebeple oldukça önemlidir. Çocuğun kendi gerçek performansını gösterebilmesi çoçuğun kendine bakış açısını olumlu yönde değiştirecektir. Disleksi tedavisi için en iyi süreç, özel eğitim programlarıyla mümkündür. Özel eğitim araçları (oyunlar, eğitim kurumları, çeşitli materyaller ve müfredatlar) güçlüğü ortadan kaldırmasa bile öğrenmenin önündeki engellerin büyük ölçüde aşılmasını sağlamaktadır.
- Bütün bu zorluklara karşı zekası yüksek bir disleksili, bazı derslerde örneğin bilgisayar, grafik sanat ve sayıya dayalı alanlarda başarılı olabilir.
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, disleksiyle birlikte görülebilir.
- Okuma ve öğrenme bozuklukları yaş ilerledikçe azalır ancak tamamen düzelmeyebilir. Genellikle yavaş okuma ve ufak tefek yazım hatalarının kalıcı olabileceği öngörülür.
- Cinsiyetler arası farklılıklara bakıldığında ise erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülür.
NELER YAPMALISINIZ?
– Evde yapılması gereken en önemli etkinlik çocuklarla birlikte vakit geçirmektir. Puzzle, lego, boncuk dizme, sek sek oynama, sessiz sinema vb etkinlikler de yapılabilir.
– Sınıf öğretmeniyle derhal görüşmeli onun görüşlerini almalısınız.
– Ne kadar önce davranırsanız, çocuğunuzun hızlı okuma şansı o kadar artar.
– Okul sistemi içinde veya dışarıda mutlaka testlerini yaptırmalısınız.
!!! Çocuğunuzun başarılı olduğu diğer alanları keşfedin. Onun başka alanlardaki başarılarını ön plana çıkarın. Onun çok başarılı olabileceği, özgüvenini destekleyebileceği bir alan seçin.( Spor, kurs vb.) Başarısız olduğu konularda onu yermeyin.
– Okuldaki ve sosyal yaşamlarındaki haklarınızı öğrenmek için Özel Eğitim Hizmetleri yönetmeliğine bakabilirsiniz..
Karşıt Olma – Karşı Gelme Bozukluğu
Nedeni ?
Nedeni tam bilinmemekle birlikte anne baba tutumlarının etkili olabileceği düşünülmektedir. Yapılan araştırmaların çoğu ailelerde görülen bu rahatsızlığın genlerden çok, nesilden nesile geçen ortak yetiştirme şekillerinden kaynaklanabileceğini gösterir. KGB’nin insan ilişkilerinde yaşanan olumsuz etkileşimin içselleştirilmesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ebeveynlerin ve diğer otorite figürlerinin kullandığı yöntemlerin çocuk ve ergenlerin davranışlarını etkilediği düşünülmektedir.
DİKKAT!
Karşıt gelme davranışlarının çocuğun akranlarında görülenlerden daha sık gözlemleniyor olması gerekir. 5 yaşından büyük çocuklar için 6 ay boyunca her hafta karşıt gelme davranışların sergilendiği gözlenlenmeli. Belirtilerden en az dörtü görülmesi gerekiyor.
Tedavi Yöntemi
Anne baba tutumlarının etkili olduğu düşüncesinden hareketle anne baba eğitimlerine dayana anne baba egitim proğramları ve saldırganlığı azaltan ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında tedavide bireysel , aile ya da grup terapisi şeklinde olabilir. Bireysel terapinin amaçları çocuğun problemlerini çözme , iletişim kurma ve öfke kotrolü sağlama becerilerinin geliştirilmesine yöneliktir. Çift terapisi ise KGB olan çocukların sosyal ve kişilerarası becerilerini geliştirmelerinde yardımcı olmaktadır.
Ailelere Öneriler ?
- Çocuğun olumlu davranışları pekiştirilmeli, ödüllendirilmelidir.
- Çocuğu olumsuz davranışları ile ilgili eleştirmekten, her davranışının nedenini araştırmaktan kaçınılmalıdır.
- Çocuğun bireyselliğine saygı gösterilmelidir. Aile ve arkadaş ortamında, çocuğun kendisini önemli değerli hissetmesi sağlanmalıdır.
- Anne babanın çocuğun karşı gelme davranışına neden olduğunu düşündüğü tutum ve davranışlardan kaçınması önemlidir.
- Aile ortamında, çocuğun arkadaşlarının veya akrabaların yanında açık ilgi ve açık onay gibi davranışlarla çocuğun kendini değerli ve önemli hissetmesi sağlanmalıdır.
- Tüm aile bireyleri çocuğa karşı “Koşulsuz sevgi” yaklaşımı içinde bulunmalıdır. “Bu konuda şöyle davranırsan seni daha çok severim” şeklindeki yaklaşım “Bu şekilde davranmazsan seni sevmem” anlamına da geleceği için sağlıklı bir yaklaşım değildir.
- Çocukla konuşurken “asla”, Hiçbir zaman”, “hep”, gibi iletişimi zorlaştıran ve genel değerlendirmelere yol açan sözcüklerden kaçınılmalıdır.
- Hemen başlangıçta olmamakla birlikte olumlu bir ilişkiyi takip eden yeterli bir sürenin sonunda çocuğun ev ve okul yaşamı için geçerli kurallar anne-baba ve çocuk tarafından birlikte belirlenmelidir. Sınırlar birlikte belirlenmeli, ancak bu sınırlar esnek olmalı, bu sınırlar içerisinde çocuğun serbestçe hareket edebilmesine olanak tanınmalıdır.
- Çocuğu yargılamaktan kaçınılmalı her davranışının nedenleri araştırılmaktan , bu nedenler çocukla tartışılmaktan kaçınılmalıdır.
- Başarıları veya olumlu davranışları ödüllendirilmeli, ödüllerde bir ölçü olmalı, yani ödüller bir süre sonra etkinliğini yitirmemelidir. Manevi ödüllere ağırlık verilmeli, bu ödüllerde ifade, jest ve mimikler, vücut dili kullanılmalı. Çocuğa dokunmak yani fiziksel temastan çekinilmemelidir.
