
“Devleti devlet yapan, ülkenin kalkınmasını gerçekleştiren şey, çocuklarına ve gençlerine hazırladığı gelecektir. Yeni eğitim-öğretim yılı, tarihimizin en ağır ekonomik krizinin eşiğinde ve eğitim politikasının iflas ettiği dönemde başlıyor. Resmen eğitimde kaos, ekonomide kriz var. Bu tablo önce çocuklarımızı, ardından velilerimizi kara kara düşündürüyor, ülkemizin de çöküşünü hazırlıyor.
Toplumun genelinin olumlu baktığı bir milli eğitim bakanı işin başına gelmiş ,fakat gerçek yetkileri elinden alınmış halde. Bakan, Saray çevresinin ve tarikatların yukarıdan dayattığı kararlar arasında sıkışıyor, ne yapacağını şaşırıyor, şimdiye dek güzel açıklamaları olduğu halde, onları bir kenara bırakıyor, çağdaş eğitimin bir parçası olan karma eğitimi kaldırıyor.
Hiç talep yokken sayısı artan İmam Hatipleştirme furyası, nitelikli okul kapsamından çıkarılan nice başarılı liseler için artık ne zaman harekete geçeceksiniz? Bu konudaki tavrınızı şimdiden görmek istiyoruz ve bir açıklama bekliyoruz.
Eğitimdeki çöküşün ana formulü olan “1+8+4″ne zaman kalkacak, daha neyi bekliyoruz? Zorunlu eğitimi 9 yıla çıkarmak, liseyi bitirene kadar 13 yıllık eğitimi getirmek, 1+4+8 modeliyle tartışmaları bitirmek bu kadar mı zor Sayın Bakan?
2018 Türkiyesinde taşımalı eğitime ne zaman son vereceksiniz? 2018’de hala öğretmenine kavuşturulmayan köy, çocuğuna bedava öğle yemeği veremeyen okul varsa, devlet asli görevini yapmıyor demektir. Birleştirilmiş sınıflarla, zorla İmam Hatip’e yönlendirilen öğrencilerle, ihtiyaca göre açılmayan okullarla başarı hiçbir zaman gelmedi, gelmeyecek.
Velilerin cebinden çıkan okul harcaması katlandı, buna karşılık özel okul teşvikleri devam etti. Siz, çocuğunu devlet okuluna veren ailelerin de okula başlama, eğitime hazırlık bursu alması için adım atmayacak mısınız?
Atanamayan öğretmen, sözleşmeli ve ücretli öğretmen çalıştırılması konusunda tatmin edici bir açıklamanız yok. Öğretmenimizin 3600 ek gösterge talebi, mülakat zulmü, kadrolaşma belası çığ gibi büyüyor, Bu haklı taleplere ses vermek varken, bakanlıktaki tarikat yuvalanmasına karşı daha ne kadar sessiz kalacaksınız? Öğretmenin sözleşmelisi, geçicisi, ücretlisi, kadrolusu olur mu Sayın Bakan? Kadrolu, sendikalı, güvenceli, hazır müfredatlı, donanımlı öğretmeni öğrencisiyle buluşturmanın vakti geldi de geçiyor. Bunu ne zaman uygulamaya sokacaksınız?
Artık eğitimde kısır ideolojik tartışmaların, tarikatlar önderliğinde eğitime, barınmaya, bursa, kadrolaşmaya yol çizmenin sonu gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı adına yakışır eğitim için kolları sıvamalı, eğitimin tüm paydaşları sürece gerçekten dahil edilmelidir. Dinlemek ve söylemek yetmez, paydaşlar uygulamada da sürece katılmalıdır.
Sayın Bakan;
Devlette şatafat uçakla, sarayla, arabayla, köşkle devam ederken köyde okulu kalmayan çocuklara, öğretmensiz sınıflara, yarım kalan eğitim projelerine, içi boşalmış müfredatlara ne zaman çare olacaksınız?
Dönem başlarken kağıt sıkıntısı çeken, bakanlığa hazır kitabını veremediği için kara kara düşünen yayın sektörüne daha ne zaman el uzatacaksınız?
Öğrencimizin bilgisini, ilgisini, gelecekteki tercihlerini belirlemekten uzak olan sınav sistemi bu yıl da yazbooz tahtasına döndü. Dere geçerken at değiştirilmeyecek, darken 1 ayda kaç kez sınav sistemi, yerleştirme şekli değişti. Çocukların, gençlerin ilgi ve becerisine uygun eğitim sistemine geçmek için daha kaç yıl beklenecek?
